Nurten KAYA
Nurten KAYA
Ah İstanbul
7 Ekim 2019 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Kız Kulesi’nin karşısında oturup öylece
seni izlemek ne güzel... 
 
Adım atmak gibi gökyüzüne, 
gökyüzü ile deniz arasına merdiven kurmak gibi... 
 
Kadıköy’de dolaşırken Moda sahili’nde
martıların, denizin gökyüzüne mektuplarını
İletmesine şahit olmak  gibi.. Seni izlerken 
vapurdan Kanlıca’yı görüp mavi ve yeşilin
eşsiz huzuruna şahit olmak ne güzel seni izlemek…
 
Doğanın doğaya, mavinin maviye, mavinin, yeşile
şiir yazmasına
şahit olmak  gibi seni izlemek…
 
Dolaşırken Dolmabahçe civarında
osmanlı tarihini canlandırmak gibi seni sevmek ne güzel... 
 
Nasıl da büyüledin beni İstanbul... 
 
Fatih Sultan Mehmet’in
gözünden bakmak gibi seni sevmek ne güzel.. 
 
Buram buram tarih kokarken her bir yanın, 
her medeniyetten insan'ın kardeşçe yaşamasını
İzlemek gibi... 
 
İzlerken seni tepeden
tozlu sayfalar arasından aşka dair en güzel betimlemeleri okuyup
yüreğime yazmak gibi seni sevmek…
 
Kitaplar yazılır da uğruna 
kelimelerim yeter mi seni anlatmaya bitmeyen bir
aşk gibi... 
 
Deniz martının kulağına eğildi;
 
"Yapma" dedi ve ekledi,
"Maviliğime aldanıp, dalma sularıma, balık yaşamıyor içimde artık.."
 
Tebessüm etti Martı.
 
... "Sadece balık için mi dalıyorum sanıyorsun maviliğine.?"
"Ya neden.?" diye sordu Deniz.
 
"Sen ve ben" dedi martı,
"Bir çok aşığın fotoğraflarında aynı karede yer alıyoruz,
bir çok ayrılanın sakladığı resimlerde de."
 
Balık yok diye seni terketsem, o fotoğrafları da terketmiş olmaz mıyım.?"
"Ben açlığa ayıp olmasın diye değil,
Aşk'a ayıp olmasın diye hâlâ sendeyim..."
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.