Mehmet Çağrı KIZILTAŞ
Mehmet Çağrı KIZILTAŞ
Suriyede Rusyayla Antlaşma
23 Ekim 2019 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Bugün siz değerli okuyucularıma gündeme dair paylaşımlarıma devam ediyorum.

Suriye’de sıcak gelişmeler devam ediyor. Yaklaşık 5 gün önce, Barış Pınarı Harekâtı, belli kayıtlar dâhilinde, ABD ile yapılan anlaşma paralelinde durdurulmuştu. 120 saatlik bir süre pkk terör unsurlarının Türkiye-Suriye sınırı boyunca Fırat nehrinden Irak sınırına kadar 30-35 km’lik bir derinlikten çekilmesi için verilmişti.

Maddeler açık ve netlikle paylaşılmıştı. En son Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya ziyareti ve Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmesi sonrası, Rusya ile de bir Suriye antlaşması ortaya çıktı. Konunun aslı zamanla anlaşılır, ancak bu antlaşmanın maddeleri bizim nezdimizde hâlihazırda geri vites gibi görünmektedir.

Öncelikle şunu soralım, ABD ile yapılan anlaşma çerçevesinde Fırat’ın doğusu boyunca pkk terör unsurları, 120 saatlik süre sonunda, Suriye derinine 30-35 km güneye bütünüyle çekildiler mi?

Açıkçası bunun cevabını bilmiyoruz. Ancak sanki ABD ile yapılan antlaşmada, bu pkk terör unsurlarının 120 saatte çekilme şartı, Tel Abyad-Rasulayn arası 125 km’lik mesafe ve 30-35 km derinlik için konulmuş gibi bir intiba yayılıyor. O hattan bile bütünü ile değil ‘büyük ölçüde çekildi’ notları düşülüyor. Esasında bu çekilme şartı 445 km eninde ve 30-35 km derinliğindeki bütün bir bölge için söz konusuydu.

O zaman bu durumu nasıl okumalıyız?

İkinci soru; Barış Pınarı Harekâtı, Fırat’ın doğusundaki mezkûr Irak sınırına kadar olan bölge ile ilgiliydi. Münbiç ile ilgili olarak sonradan konuşulmaya başlandı. Rusya ile olan antlaşmada Fırat’ın batısındaki Münbiç ve Tel Rıfat’tan da bahsediliyor. Bu güzel bir gelişme, peki ne diye bahsediliyor?

Özellikle bu iki bölgeden de pkk terör unsurlarının çekileceği şeklinde bahsediliyor. O zaman şunu sormak lazım, zaten Rusya 2 yıldan beridir Tel Rıfat’tan pkk terör unsurlarını çekeceğini vaat etmiyor mu? Hatta Afrin operasyonu Tel Rıfat’a da uzatılacakken Rusya’nın bu girişim ve söylemleri ile harekât bitirilmişti. O zaman şimdi 1) aynı Rusya’ya ne kadar güvenilebilir?, 2) geçmişte yerine getirilmeyen söz tekrar edilirse bu ne kadar bir kazanç olarak görülebilir?

Devam edelim Münbiç için de ABD 2 yıldan beridir pkk unsurlarını çekmeyi vaat etti, hiçbir şey olmadı, bugün Rusya aynı vaatte bulunuyor. Bunları bekleyip göreceğiz ancak tam da bu noktada şunu hatırlatmakta fayda var, pkk nasıl nefretlik, hain ve zalimse, esed de yine o kadar nefretlik, hain ve zalim. Esasen esed ve pkk arasında kadim ortaklıklar da var. Bunu; dünyanın zalim düzen vasatı ve Türkiye’nin tek başına mücadelesini akılda ve vicdanda tutmak kaydıyla söylüyoruz elbette ki ama pkk ya alan kapatıp esede alan açmak, bu kadar zafer vaveylasını hak ediyor mu?

Görünen tablo şu idi, operasyonla gümbür gümbür gidilirken, ABD ‘durun, Fırat’ın doğusu 30-40 km derinlikle sizin olsun’ dedi. Antlaşma sağlandı. Bizler de manen, madden daha az kayıpla, taktikle genişletilmiş zaferi elbette ki olumlu karşıladık. Rusya ziyaretinde Kamışlı, Aynel Arab ve Fırat’ın batısındaki Münbiç üzerinden, güvenli bölgede delikler açılma ihtimalini tahmin edebiliyorduk, ancak ortaya çıkan tablo bu tahminden de fazlası.

En iyi ihtimale bakalım. Yani söz verildiği gibi, önümüzdeki 150 saat içerisinde (29 Ekim 2019’a kadar) pkk, Rusya’nın basıncı ile Fırat’ın doğusunun tamamında 30 km güneye çekilirse ve Fırat’ın batısında da Tel Rıfat ve Münbiç’ten tamamen çıkarsa, buna elbette ki şükrederiz. Ancak bu durumun garantisi olmadığını defalarca gördük. Fakat umarız ki inşaallah bu çekilme gerçekleşir. Peki, bunun olduğunu farz edip, tablonun geri kalanına, yani en iyi ihtimale bir göz atalım:

  • Fırat’ın doğusundaki güvenli bölge sadece Rasulayn-Tel Abyad arası 125 km genişlik ve 30-35 km derinlik dâhilinde bütünüyle Türkiye kontrolünde
  • Fırat nehrinden doğuya doğru Aynul Arab ve çevresindeki 75 km’lik toplam sınır hattı ve 30-35 km derinliğin ilk 10 km derinlik bölümünde Türkiye ve Rusya askeri beraber devriye atacak. Bu da Kobani merkezi de içine alır. ABD ile yapılan antlaşmada Aynul Arab’ı (Kobani) merkeze alan bu 75 km genişlik ve 30-35 km derinlikteki hat komple Türkiye’ye bırakılmıştı.
  • Rasulayn’ın doğusundan başlayarak Irak sınırına kadar olan Kamışlı, Malikiye, Derik gibi merkezleri içeren uzun bir hatta da (bu bölge ABD ile olan anlaşmayla 30-35 km derinliğe kadar yalnız Türkiye kontrolüne bırakılmıştı) Türkiye sadece 10 km derinliğe kadar, Rusya ile ortak devriye yapacak.

Şimdi esas risklere gelelim:

  • Bahsi geçen 10 km derinliğe kadar olan yerlerde Türkiye-Rusya ortak devriyesinin daha güneyindeki 20 km’sinde ise Rusya-esed ortak denetiminden bahsediliyor. Bu durumda daha güneyde kalan pkk denetimindeki bölge ile Türkiye arasına Rus-esed zırhı çekilmiş olmayacak mı? Bu durumda pkk yı bitirme ihtimali çok daha uzaklaşmayacak mı? Bu durumda o bölgede yapılacak her türlü demografi-terör-siyaset operasyonunda Türkiye ne yapabilir?
  • Güvenli Bölge denilen konu dâhilinde, Fırat’ın doğusunda sadece Türkiye’nin kontrolünde kalacak olan alan Rasulayn-Tel Abyad hattındaki 30-35 km derinlikten ibaret olacaksa (hâlihazırda Türkiye Fırat’ın doğusunda 2500 km2’den fazla bir alanda tam denetim sağlamış durumdadır, 2 ilçe, 1 belde ve yüzden fazla köy) bu kadar bir alana mı, Türkiye’deki 4 milyon Suriyeliden 2 milyonu yerleştirilecek? Fırat’ın doğusundan Irak sınırına kadar olan ve 30-35 km derinliğe sahip olan bölge boyunca köy ve kent inşalarının basınla paylaşılan detaylı proje ve planlarını hepimiz biliyoruz.

Dönelim şimdi en baştaki ve en önemli soruya; Türkiye’nin esedi indirmek için askeri ve siyasi planı nedir?

Son olarak şunu söyleyelim, hataları olmasına karşın, hükümet ve Türkiye (öncelikle halkı), Suriye konusunda neredeyse 10 yıldır, dünya zalimleri ve bölge firavunları ve hainlere karşı neredeyse tek başına mücadele etti ve ediyor, bu bizim nezdimizde takdire ve desteğe şayandır. Ancak adımlardaki dikkat ve derinliği her zaman görmek, bilmek ve ummak isteriz.

Dolayısı ile konunun arka planı ile ilgili daha başka çıkarımlar söz konusu olabilir. Bu bağlamda da olabilecekler daha detaylı olarak değerlendirilmeye devam edilmelidir.

Vesselam. Veddua.   

MEHMET ÇAĞRI KIZILTAŞ - GÜNCEL ANALİZ

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.