Mehmet Çağrı KIZILTAŞ
Mehmet Çağrı KIZILTAŞ
Siyonizmden Kurtulun!
27 Haziran 2019 Perşembe / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Bugün siz değerli okuyucularıma gündeme dair paylaşımlarıma devam ediyorum.

İlgili parti(ler) ve particiler.

Siyonizmi bırakın. Siyonist kafayı bırakın. Size oy vermeyenleri, vermeme ihtimali olanları suçlamayı bırakın. Ağzınızdan ne Pontus düştü, ne Yahudi dönmeliği, ne rumeliliyi ve ne de doğuluyu itham altında bırakmayı terk ettiniz.

Ölçünüz tek. Ve gayet de cüce. Partinize oy vermek!

  • Saadet partisini yerin dibine soktunuz, yaklaşmak bile yasaktı, sonra gidip görüştünüz, özür dilediniz.
  • Sizin kapsama alanınızda olmayanı cehapelilikle itham ettiniz, 31 Marttan sonra ise CHP ile ‘Türkiye ittifakı’ ayakları yaptınız.
  • MHP ile eskinize girmiyorum. Ancak vaktiyle haddi aşan iftira ve hakaretlerinizden dolayı bugün bu ittifaktan yeterince verim alamadınız. Ahlaken değilse bile oy için geçmişe yönelik tashih yapsaydınız. Çünkü en azından bu uyardı sizin ahlakınıza.
  • 15 Temmuz milli İslami zaferinin adını ertesi sabaha ‘demokrasi destanı’ koydunuz. Geçenlerde olan da size karşı olağan demokrat bir tavırdı. Sizse sayıp sövmekle meşgulsünüz.
  • 31 Marttaki seçimin tekrarı demokratik bir karar değildi, adil değildi, İslami hiç değildi.
  • Demokrasiyi vaktiyle helvadan put edindiniz sonra zamanı geldi helvayı afiyetle yediniz. Ama halk size ‘dur ha sakın ha aynı muameleyi İslam’a çekme. Kendinde değilsin, sağını solunu, daha kötüsü önünü ve ne yazık ki ardını hiç görmüyorsun. Sana kırmızı kart gösteriyorum!’ dedi.
  • 15 Temmuz demokratik bir tavırsa, halkın iradesine sahip çıkması ise, 23 Haziran da aynısıdır. Ancak ekranda görüp de beğenmediğimiz görüntünün müsebbibi, tepeden tırnağa siz ak parti kurumsal yapısı ve ak particiler, partizanlarsınız.
  • 15 Temmuz İslami bir duruş ise (milli) bir de bu şehid, gazi ve mücahid halka rağmen bu had safhada gayri İslamiliğe devam etmeniz sonucu, halkı İslami-insani bir tavra mahkûm ettiniz. Bu tavrın önüne geçmek içi türlü çeşit sistem ve söylem manipülasyonu yaptınız.
  • Saadet partisi particiliği, AK parti particiliği, MHP particiliği hepsi de aşırılıktır, özde bir farkları yoktur. Mikro milliyetçilik yani hemşehricilik, söz de gerçek özde yozlaşmış cemaatçilik, nepotizm (akrabacılık, amca dayıcılık), futbol takımı fanatikliği ve yer yer ırkçılık, bunların hepsi İsrail kâfirinin siyonizmini hatırlatmaktadır.
  • Halk size her şeye rağmen konjonktür itibari ile destek verdi, yediğinizi her herzeyi onayladığından değil. Vakti ile fetö ile de pkk ile de Ergenekon ile de CHP ile de süreçleriniz oldu. Bunların hepsini ‘Allah affetsin’ deyip ya da konjonktürle açıklayıp geçemezsiniz, ancak halkın irfanı ölçtü tarttı biçti ve arkanızda durdu. Ama siz durmadınız onu bunu hemen çoğu kişiyi fetoculukla pkk lılıkla itham ettiniz, dün de ergenekonla, CHP’ye yanaşmakla. Halk sizde yeterli omurgayı görmedi ama her şartı değerlendirdi ve duruş belirledi. Ancak siz herkesle çok rahat ilişkiye geçip bir önceki güne göre bambaşka bir pozisyon alırken, geçici hevesleriniz uğruna insanların din ve vatanla olan ilişiğiyle ilgili keyfi çıkarım ve iftiralarda bulundunuz. Bu bölücü ve yıkıcı tavrınızın farkında olmayacak kadar da hakikatten kopmuştunuz.
  • Cebini düşünen, ikbal kaygısı güdenler kalkıp da samimi tavır sergileyenleri cebini düşünmekle, ikbal ile suçladı. Bu kadar da denge muvazenesini yitirmiş ve zulme (eşyayı yerinden etmek) meyilli bir hale gelmiştiniz.
  • E tabi hayatınızda ‘liyakat’ kelimesi vardı ama şu şekilde: TC liyakatsizlik rekorunu kırmıştınız.
  • Milyonlarca gencin bir şekilde hakkını yediniz. Adaletsizlikle onun hakkını alıp buna verdiniz. Ama bahaneler hep aynıydı ‘ehveni şer’ yani kötünün iyisi. CHP’nin, hdp nin biraz iyisi olmakla gurur duymalısınız, böyle bir ortamda dahi Müslümanın içi yana yana size oy atmasıyla içiniz kabarmalı. Partideki kaliteyi yerle yeksan ettiniz, partiyi hemşehriciliğe, çeteciliğe ve abidik gubidikliğe peşkeş çektiniz. Sonra da kalkıp particileriniz vasıtası ile halka ‘nankör’ ile başlayan onlarca yaftada bulundunuz. Ben hayatı mücadeleyle geçmiş bir adamım ve açık yüreklilikle söylüyorum, bu saydığımız fiilleri işleyenler kimlerse, bize ihanet ettiniz! Bizi çok ağır bir şekilde sattınız ve bizi kullandınız! Ve yukarıda Allah var.

Burada biz hadisi şerifi hatırlayalım ‘bir günü bir gününe eşit olan ziyandadır’.

Dini keyfe keder yorumladınız, şekilden şekle girdiniz, kıt bir algı boyutu ile kendinizi her meseleden haklı ilan ettiniz.

Ve vallahi de billahi de, dava erleri bu karakterlere mahkûm ve mecbur değildir!

Ve vallahi de billahi de, memleket bu karakterlere mahkûm ve mecbur değildir!

Ve vallahi de billahi de, ümmet bu karakterlere mahkûm ve mecbur değildir!

Bizde erler ve erlik tükenmez.

Dikkat buyurun, Kur’an-ı Kerim; tarihin belirli bir periyodunda yer almış bir ibrani kavmine sövgü kitabı değildir ha şa. Bu kitap hakikatin kitabıdır ve tüm zaman ve mekânları kapsar. Yahudileşmek, Allah’la pazarlık etmektir. İsa’nın şeriatındaki bir kısımları bunu yaparak Hristiyanlaştı, ibrani kavmi tarihteki seyriyle İsrail oldu ve halleri ortada.

Allah ‘yahudileşmeyin’ dedi, Allah ile pazarlık ettiniz ve kaybettiniz. Evvelki gün bu seçimi bir şekilde kazanmış olsanız da aslında kaybetmiştiniz. 15 Temmuz’dan sonra, 15 Temmuz’a rağmen yaptıklarınızla zaten kaybetmiştiniz. Bundan sora şaşalı bir 50 yıllık iktidarınız olsa dahi, bu kafayla devam ise kaybettiniz.

Bu parti kurulurken anlayış ve ahlakının genetik kodları problemli idi. Sorun temelde. Çıkar üzerinden milleti (muhafazakârları) daha fazla birbirine kırdırmayın. Bu gidiş, gidiş değil.

İslami mecra, İslamcılık 17 yıldır hep zurnanın son deliği oldu. Ancak muhakemesini yapmalı ve insiyatif almalı. Muhafazakâr kafadan, salt muhafazakâr olması itibari ile bir halt çıkmaz.

Ayrıca da Demokrat Parti-Adalet Partisi (ve Doğru Yol Partisi)-ANAP-AK Parti sürecinin ne katıp ne aldığı kapsamlı değerlendirilmeli. Bir CHP var, halkın haklı nefreti var, buna karşın 100 yıldır sağda (sol olmayan) ana akım bir parti çıkıyor. Değer yargıları gevşek, yolsuzluğa, yozlaşmaya, samimiyetsizliğe meyilli. Büyüyor, uzun süre iktidar oluyor ve gündemi tutuyor. Semiriyor, haramla şişiyor şişiyor şişiyor, ikiyüzlülükle kabarıyor kabarıyor ve sonra da siroz olup patlıyor. Bu mu mücadele ahlakı? Bu bize ve ülkeye ne kattı ne götürdü? Gerçekten kapsamlı değerlendirilmeli.

Bu ikiyüzlü süreç yıl olmuş 2019’da 100 yıl sonra AK Parti eli ile kemalizmi diriltti, CHP’ye ise tarihi zaferi yaşattı. Artık en tepeden en tabana asalaklar, şahsiyetsizler, haysiyetsizler, korkaklar, mal ve kadın düşkünleri, götürücüleri, davanın önünü kapamayı bırakmalı. Bu karakterdeki bir siyaset akımında nasıl bir sütü bozukluk varsa, şairin dediği gibi hep demirin tuncuna insanın bozuğuna kaldı bu meseleler.

15 Temmuz destanını yazan bir halkı ‘mecbursunuz, mahkûmsunuz’ diye kandıramazsınız. Kanmaz! Ölümden de dönmez, zilleti de tercih etmez. Yazık değil mi harcadınız.

Allah davası ölmez. Yarınlar aydınlık. Fikriyatlar (ideoloji) partileri doğurur, partiler fikriyatları değil. Eskiden siyasi hareket liderleri ciddi saygı görürdü. Ama Cemil Meriç, Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Nureddin Topçu, Erol Güngör gibi düşünür ve yazarlar (ki bunlara dava adamı da denirdi) toplum ve taban nezdinde daha da büyük saygı görürdü.

Bunun da üzerine düşünülmeli.

Lütfen ‘napalım şimdi yoklar böyleleri, partinin kabahati ne’ demesin bana kimse.

Uzun zamandır ilmine itibar etmediğim bir kimse bir yazısında -bozuk saat 24 saatte bir doğruyu gösterir hesabı- bir söz etmiş:

‘Toplumları liderler bozar. Liderleri ise, onları eleştirmeyen (hakkınca değerlendirmeyen) âlimler bozar’

Son 20 yılı bir düşünün.

Her şeyi parti politikasına tahvil eden, politikayı parti sanan, hatta dava sanan, fikriyat sanan hatta din sanan cahiller! Bilmiyorum sizi aydınlatmak için nasıl bir parlama, sıçrama ve eşik atlama yaşanmalı bu tarih sürecinde. Bir de dinle özdeşleştirip, uğruna da başkasına küfür, kâfir-münafık-hain diye itham ettiğiniz parti yani o AK Partiniz son 20 yılda yozlaşmanın, münafık bir ahlakın, samimiyetsizliğin kitabını yazmıştır. Velev ki tertemiz bir parti olsun, yol ve yönteminiz yapayalnıştır ve de kaybetmiştir.

Böyle bir kafa yapısının, sonucu her ne olursa olsun, partiden, davadan ve dahi ümmetten ve memleketten defi derdesti yani, açık açık diyelim, paketlenip gönderilmesi elzemdir.

La İlahe İllallah Muhammeddurrasulullah!..

MEHMET ÇAĞRI KIZILTAŞ - GÜNCEL ANALİZ

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.