Mehmet Çağrı KIZILTAŞ
Mehmet Çağrı KIZILTAŞ
Endülüs ve Fetih Ruhu
24 Nisan 2019 Çarşamba / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Bugün siz değerli okuyucularıma gündeme dair paylaşımlarıma devam ediyorum.

Bölgemizde sular durulmamaya devam ediyor. İran dışişleri bakanı Zarif’in Suriye’de esed ile görüşmesinin ardından Ankara’ya bir rapor ilettiği söyleniyor. Geçtiğimiz günlerde de Suriye’de İran ve Rus askerleri birbirleri ile çatıştı. Türkiye Cumhurbaşkanı ise bunun öncesinde Rusya ziyaretinde bulunmuş ve de devlet başkanı Putin ile görüşmeler gerçekleştirmişti.

Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta derinleşmeleri devam ediyor. Doğu Akdeniz’de ise yeni süreçlerin ateşleri yabancı güçler tarafından harlanıyor. Türkiye’nin burada da hazır olması gerekliliğini daha önce ifade etmiştik. Sudan’da ise bırakın normalleşmeyi, halen tablo netleşmiş bir durumda değil.

İran’da da yönetim bazında köklü kadro yenilenmelerine doğru bir süreç oluşabilir. Bu; aynı baz ve tonda bir yenilenmeye ise işaret etmemektedir. Libya’da darbeci Hafter’in yaptıkları ülkeyi yeni gelişmelere ve istikrarsızlıklara gebe hale getiriyor. Ancak bunlar darbeci Hafter’in de lehine olmayacak olan gelişmelere işaret etmektedir.

Her ne kadar ara ara, sıra sıra çalkantılar olsa da Fas ve Cezayir’den orta vadede iyi gelişmelerin haberi alınabilir. Türkiye’nin hâlihazırda sağlam müttefikleri Katar, Pakistan, Somali, Sudan, Azerbaycan ve Venezüella olarak görülmektedir. Ancak bu halkada Sudan’ın durumu artık net değil. Yine Libya, Yemen ve Tunus’taki idareler Türkiye paralelinde görünmektedir. Nijerya, Özbekistan, Kazakistan, İran, Malezya, Endonezya, Arnavutluk, Bulgaristan, Macaristan, Rusya, Polonya ve Ukrayna gibi ülkeler ise Türkiye’nin ciddi ilişkiler geliştirebildiği ülkelerdendir.

Ülkemiz; Kolombiya, Güney Afrika, Romanya, Bolivya, Brezilya, Arjantin, Kongo, Burkina Faso, Vietnam, Filipinler, Meksika ve Bangladeş gibi ülkeler ile ise ticari ve kültürel ilişkilerini arttırma potansiyellerine sahip görünmektedir.

Endülüs ve Fetih..

Bilindiği üzere Endülüs gerçekçi bir fetih ruhunun yansıması idi. Kimi büyükler İslam tarihinde 3 kayda değer dönemeçten bahseder. Birincisi; Allah Resulü’nün vefatı akabine gelişen 40 yıl ve fetihler. İkincisi; öncesi ve sonrası ile Endülüs atağı. Üçüncüsü ise türklerin İslamiyet’e girişiyle kök alan, akabinde savaşçı özellikleri ile ve de büyük bir nüfus olarak kademeli dâhilleriyle birlikte, o dönem duraklama sürecinde olan Müslüman siyasi gücünün yeniden teşekkülü ve ayağa kalkışı. Elbette ki bunun tam olarak müşahhas bir kimlik kazanması ise Selçuklu-Osmanlı çağıdır. Yani üç numara olarak Selçuki-Osmanî çağ. Elbette ki kuzey Müslümanlığı (Altınordu devleti ve kıpçak kolları ve ilintili oluşumlar), İran, Hind alt kıtası, Fergana vadisi-Buhara/Semerkand ekolü-Horasan-Mezopotamya okulları ve Mısır münhasıran değerlendirilmesi gereken hususlardır. Yine Afrika’da Timbuktu, Mogadişu, Mombasa, Kinşasa gibi kentlerde üretilen devasa İslam kültür ve medeniyeti de başlı başına önemli ve incelemeğe değerdir. Elbet Türkistan’ın artık Çin içlerinde kalan Kaşgar, Turfan, Yarkent, Hoten, Hokand, Gulca merkezli doğu medeniyetine de tekraren göz atmalı. Ayrıca Endonezya-Malezya-Filipinler-Singapur-Brunei’nin teşekkül ettiği havza da başlı başına bir inceleme konusudur.

Yine geriye döner isek kuzey-doğu Afrika’nın Sewahili (Sahili) havzası Müslümanlarını da etraflı değerlendirmek gerekir. Bu bölge Uganda, Kenya, Kongo, Tanzanya, Eritre, kısmen Etiyopya, kısmen Sudan, Somali ve Madagaskar’dan oluşmaktadır. Bu bölgenin en yaygın ve yerli ortak dili Sewahilice (Sahil dili) yerli orijin dil-arabça-farsça-türkçe karışımıdır. Günümüzde istikrarsızlıklar barındıran ve de yeryüzünde nüfus artış hızı en yüksek olan bölgedir.

Endülüs ile ilgili İspanya, Portekiz, Batı Fransa, Güney İtalya, Sardunya, Sicilya, Malta, Korsika merkezli olarak teşekkül eden medeniyetten ve bunun asırlara yayılı etkilerinden, bugün ki coğrafyadaki beşeri ve kültürel kodlarından bahsetmiştik. Şunu da hatırlatmak gerekir ki latinik diller olan İspanyolca, Portekizce, İtalyanca, Fransızca ve Rumence içinden Arabçadan had safhada etkilenenler İspanyolca, Maltaca ve Portekizce iken kısmen de güney İtalyancanın etkilendiği söylenebilir.

Endülüs’ün Müslüman kökenli halkı olarak addedilen ‘Morisko’ halkının kök manasının muvahhidler ve murabıtlardan geldiği söylenmektedir. Burada bu iki Kur’an-i kelimenin kök manalarının da daha detaylı tahliline ihtiyaç duyulmaktadır.

Vesselam. Veddua.

MEHMET ÇAĞRI KIZILTAŞ - GÜNCEL ANALİZ

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.