hilmisol
hilmisag
hilmiust


Mehmet BAĞÇİVAN
Mehmet BAĞÇİVAN
Ebussuud Tefsiri’nden okunan bir Ayetin düşündürdükleri
24 Aralık 2018 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Bu aralar iki arkadaş Ebussuud Tefsiri okuyoruz.
Bugün Fetih suresininin son iki ayetini okurken bir şey fark ettim.

Ayette İslam'ın bütün dinlere galip geleceği dolayısıyla müslümanların kafirlere üstün olacağı ifade ediliyordu.
Aklıma hemen Maide suresindeki diğer ayet geldi.
Orada da kazananların müslümanlar olacağı müjdeleniyordu. (Maide:56)

Yükselişin zirvesi Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşayan Ebussuud Efendi için bu ayetler son derece açıkken bugün bütün dünyada müslümanların zelilliğine şahit olan bizim için bu müjde/vaat ne kadar uzak görünüyordu.

Sonra aniden bir şey dikkatimi çekti.
Ayetlerin yer aldığı her iki yerde anlatılan müslümanlar için sayılan özellikler arasında ortak noktalar vardı:
1) Namaz kılmaları
2) Cihat etmeleri
3) Birbirlerine karşı alçakgönüllü/merhametli; kafirlere karşı ise izzetli/sert/tavizsiz olmaları.
Bu son özellik ise Kur'an'da sadece bu iki yerde geçiyor.

Adeta müslümanlara tekrar dünyaya hükmetmelerinin formülünü veriyordu bu ayetler.

Yani ya bu ayetlerde anlatılan Müslümanlar olup atalarımıza layık bir nesil olacağız;
Ya da ibadetsiz, umursamaz, bencil, kendi insanını hakir gören ama yabancılara karşı kompleksli/ezik,
Kendi sorunlarımızı bile onların çözmesini bekleyecek kadar zavallı olarak yaşamaya, 
Reel hayattaki acı mağlubiyetin hıncını da Tv dizilerinde gavur tokatlayarak almaya devam edeceğiz!

***

Mahşerde "biz dünyada ancak 1 gün-10 gün yaşadık" diyenler geldi aklıma. (Taha:103-104)
Dünya hayatı neden o kadar kısaymış gibi gelir insana?
Düşündüm de,
Eğer dününe bir şey katmadiysan bugünü hiç yaşamadın demektir.
O yüzden, her gün yerinde saydığın, her gün aynı şeyleri tekrar ettiğin bir ömür aslında tek gündür.
Gününü tekrar ediyorsan ha otuz yıl yaşamışsın ha doksan,
Önemli olan içini iyi doldurmak, anı yaşamak değil anı kullanmak!..

***

Hoşgörü...
Adı üstünde hoş görmek iyi görmek anlamında kullanılır.
Ancak özellikle başka inançlar söz konusu olduğunda yanlış kullanılan bir kelime hoşgörü.
Islam dışı inançlar için hoşgörü kavramı kullanılamaz, itikaden sakıncalı.
Asıl kullanılması gereken kelime, hoşgörünün eşanlamlı gibi görülen müsamaha ya da tolerans.
Tolerans Batıdaki mezhep savaşları sonrası ortaya çıkmış bir kavram. 
Tam karşılığı "katlanmak" demek yani kalben memnun olmasa da karşısındakinin inancını yaşamasına izin vermek.

MEHMET BAĞÇİVAN - GÜNCEL ANALİZ

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.