clubfamilia2021


Kamil ÇAKIR
Kamil ÇAKIR
Hayatı Ramazanlaştırmak
20 Mayıs 2021 Perşembe / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Allah’ın (cc) rızasını kazanmak için yeme -içme ve şehevi duygularına karşı sabır imtihanını kazanmaya çalıştığımız, daha önce işlenmiş günahlardan kurtuluş için bir fırsat bildiğimiz, Allah’ın af ve mağfiretine nail olmak ve manevi menfaati yakalamak için çaba sarf ettiğimiz, manevi havasından faydalanabilmek için onu sıradan günler gibi değil, özel günler olarak algıladığımız bir Ramazan ayını daha geride bıraktık.

Başlangıcı sahur yemeği, bitişi iftar olan bu ay iki cihan saadetini arzulayan müminler için kaçırılmayacak fırsatlarla doluydu. Tefekkür ve tövbenin bulunmaz zamanıydı Ramazan ayı. Günahlardan arınmak için çok önemli bir fırsattı bu ay. Gözyaşı ile Allah’a (cc) yalvarıp günahlardan kurtulma ayıydı Ramazan ayı.

Tertemiz bir kalple, günahlardan arınmış bir şekilde karşıladık, gıybetten, yalandan ve dedikodudan uzak bir yaşam tarzı ile geçirdik, gözyaşları ile yolcu ettik bu ayı. Gözlerden uzak bir zeminde, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve zikirlerle, boş yere israf etmeden, gece uykusuz kaldım bahanesi ile gündüzleri uyku ile geçirmeden, feyiz ve bereketinden azami ölçüde faydalanmak arzusu ile yaşadık.

Camilerde cemaatle kılmak ve gerekirse iki namaz arasını da (birkaç defa) camide geçirmek gibi bir fırsatımız olmadı bu ayda. Bir virüsün gölgesinde mahzun bir eda ile yaşadık o günleri. Sadece açlığa tahammül ayı değil, aynı zamanda elimize, dilimize ve gözümüze sahip olacağımız bir ay bildik bu ayı.  Çünkü bu ay diğer aylardan çok daha fazla sevap ve bereket kaynaklarını ihtiva eder. Namazın heybeti ve Ramazan ayının manası ile uyumlu, tadili erkâna ve kıraatine uygun teravih namazları ile ramazan ayının üzerimizdeki bereketini artırmaya çalıştık.

 Alanı Allah’tır (cc), vereni de ben anlayışıyla en zor ama en makbul ibadet olan zekât, fitre ve sadakalarımızı akrabalarımızdan başlayarak, takva ehlini gözetmek suretiyle gönüllüce vermeye çalıştık. Allah’a (cc) yaklaştıran ve zikrin en güzeli olan Kur’an tilavetini, ecir maksadıyla, Ramazan ayında daha da artırmak için uğraştık.

Ramazan ayını, en büyük amellerden olan Allah (cc) için ilim meclislerine iştirak ve ilim öğrenme ile daha da ziyadeleştirme fırsatımız olmadı. İbadet ve itikâf ayı olması münasebetiyle camiye kapanıp itikâfa da giremedik ama o duygularla evimizi ve gönlümüzü camilere çevirdik. Son on gününde değil her gecesinde, içinde gizlenmiş olan ve bin yıl yerine geçecek olan Kadir gecesini aradık. Allah’a el açma ve günahlardan arınma gecesi bildik o geceyi. İçinde Kadir gecesinin olmadığı bin aydan daha değerli olan Kadir gecesini Ramazan ayının içinde saklı bir hazine bilip bütün gecelerinde aradık.

 Ramazan ayının feyizlerinden had safhada faydalanmak için dost çevremizi genişletmek adına yıl içerisinde aile içinde oluşabilecek şeytani kopuklukların tedavisi, telafisi ve aile yapımızı gözden geçirip hata ve kusurlarımızı ıslah etmek için fırsat bildik bu ayı. Meleklerin sofrasındakilere dua ettiği yemek olan sahur yemeği olduğu bilinciyle sahur sofralarımızı iftar sofralarındaki bolluk ve farklılıklar ile süsledik.

Kendimize, anne-babamıza, eşimize, çocuklarımıza ve tüm Müslümanlara dua ettik. Ramazan ayını bahane ederek insani ve sosyal görevlerimizi ihmal etmemeye, yükümlülüklerimizi hakkıyla yerine getirmeye çalıştık. Dualarımızın makbul olacağı zamanlardır bu vakitler. Hamd ve şükrümüzün zirvede olması gereken anlardır bu anlar.

Bir sonraki Ramazan ayına ulaşırız inşallah. O zamana kadar helalleşmeden affedilmeyecek olan kul haklarını gözetmemiz ve hayatımızı ona göre düzenlememiz gerekir. Elimizi ve dilimizi de kontrol altına aldığımız bir yıl geçirmeliyiz. Cimrilikten uzak kalmalı, bol bol sadaka vermeli, ilahi fırsatlardan had safhada faydalanmalıyız. Dolu dolu ibadet ve yardımlaşma ile yaşanmış bir aydan sonra Ümmet-i Muhammed’in beraberce sevgi ve mutluluğu yaşayacağı bir yıl olmalı önümüzdeki günler.

Ramazan ayında kazandığımız güzel hasletleri bir sonraki ramazana kadar ve hatta ömrümüzün sonuna kadar devam ettirmeliyiz. Dini Ramazan ayına, takvayı Kadir gecesine sıkıştırmak yerine, tüm hayatımızı Ramazanlaştırmalı ve o bilinçle yaşamalıyız.

İbadetlerimizi bayrama kadar değil, alışkanlık haline getirip mezara kadar sürdürmeliyiz.

Sadece ibadetlerle değil, insani ilişkilerimizle de örnek olmalı, korku ile ümit arasında yaşamalıyız.

Bu duygularla yaşayıp manevi zirveye ulaştığımız ve mağfirete ereceğimiz bir ömür dileklerimle…

KÂMİL ÇAKIR - GÜNCEL ANALİZ

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.