Fahri YILDIRIM
Fahri YILDIRIM
Bilgi çağının silahlanması
10 Ağustos 2020 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Teknolojinin her an geliştiği günümüzde veri tabanlı yazılımların kullanılması teknolojiyi kullanan her birey için olmazsa olmaz hükmüne gelmiştir. Örneğin oracle, ibm, microsoft gibi müşteri kimlik ve bilgilerinin kaydedildiği yazılımlar bu yazılımları geliştiren ülkelere maddi anlamda fayda sağlamanın yanında kişisel veri anlamında kullanan kişi sayısı kadar kişisel bilgileri veri tabanında barındırmakta.

Veri tabanlı programların kullanımlarını üreten firma ve ülkelerin kişisel bilgilerin depolanması yönünde ciddi önlemler aldığı görülmektedir.

Özellikle ABD ve RUSYA’nın kendi geliştirdikleri yazılımlı programlar dışında program kullanan kişilere para cezaları dahil vatan hainliği söylemine gidecek kadar yaptırımları bulunmaktadır.

ABD Başkanı Donald Trump, Çinli şirketlere ait sosyal medya uygulamaları TikTok ve WeChat ile herhangi bir iş yapmasını yasaklamaya yönelik 2 kararname imzalamış, Çinli şirketler tarafından geliştirilen mobil uygulamaların ABD'de yayılmasının ülkenin ulusal güvenliğini, dış politikasını ve ekonomisini tehdit ettiği yönde açıklamada bulunduğu, ABD'nin TikTok ve WeChat'in sahiplerine karşı ulusal güvenliği korumak için agresif önlemler alması gerektiği yönde kararlar alınması yönünde de vurgular yapmıştır.

Bunun yanında Rusya'da,  Rusya Devlet Yasa Bilgi Sisteminde yayımlanan değişikliklerle, çeşitli ortamlarda bilgi yayan ve yurt dışından finanse edilen kişiler "yabancı ajan” sayılabilecek diyen Putin, Rusya'da faaliyet gösteren ve yurt dışından finanse edilen basın kuruluşlarının "yabancı ajan" olarak tanınmasını öngören yasalar çıkartmış, bu yasalardan bir tanesinde ise Putin, Rus vatandaşlarına ait verilerin yurt dışında depolanmasına ağır cezalar getiren yeni bir kanunu daha onaylayıp, Rus vatandaşlarına ait verileri yurt dışında depolayan şahıslara ve şirketlere, 30 bin ila 6 milyon ruble arasında ceza verme kararını yasalaştırmıştır.

Burdan anlaşılıyor ki, bireysel olarak kullanılan teknolojiyi üreten ülkeler, kişisel bilgilerin kendi üretimi dışında herhangi bir şekilde depolanmasını tehlike olarak görmektedirler.

İş bu kadar ciddi ve ileri bir boyuta taşınmışken, ülkemiz kişisel verilerin depolanması hakkında herhangi bir prosedür uygulamamış yada teknolojik açıdan kendi veri tabanını uygulamaya geçirememiş olması çok üzücü.

Türkiye, dünyanın gelişmiş ülkelerini teknolojinin hemen her alanında olduğu gibi geriden takip ediyor durumda, teknoloji alanında geriden takip, gelecekteki bir atılıma kaynak teşkil edebilmek dışında, pek bir şey katmayacağı için Türkiye'deki yazılım sektörü görünen o ki Türkiye'ye şu an pek bir şey kazandırmamaktadır.

Oracle, İbm, Microsoft gibi veri tabanı yönetim sistemi alanında ilerlemiş firmalar, 20-30 yıldır sürekli ar-ge'ye dayanarak geliştirdikleri dbms yazılımları ile elde ettikleri araştırma birikimleri mevcut ve her yıl bunun üzerine bir şeyler koyarak sadece bu işten milyar dolarlar seviyesinde kâr elde ediyorlar.

Şuan için bunlarla sıfırdan başlayıp rekabet etmek çok zor gibi görünse de, bu yönde bir oluşumda devlet destekli (maddi ve kaynak) ar-ge çalışmaları olması taktirde kısa sürede atılım yapacak potansiyele sahip olduğumuz kanaatindeyim.

FAHRİ YILDIRIM - GÜNCEL ANALİZ

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.