Fahri YILDIRIM
Fahri YILDIRIM
Uzay Savaşları
10 Temmuz 2020 Cuma / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Stresli ve bir o kadar da korkunun öne geçtiği yıllar belkide insanlık adına bir anlamda dönüm noktası olmuştu, 2. Dünya Savaşı dünya topraklarına sığmadığı iki büyük karşıt güç ABD ve Sovyetler Birliği'nin bu kez de uzay yolunda karşı karşıya gelmesine tanık oldu. Tarih 4 Ekim 1957'yi gösterdiğinde Suputnik 1 uydusu Sovyetler Birliği tarafından uzaya fırlatıldı ve resmi olmayan bu büyük yarışa 1957 yılı itibari ile start verildi. Suputnik 1 uydusu 22 gün boyunca Dünya'ya gönderdiği sinyaller sonrasında 4 Ocak 1958'de Dünya' ya geri döndü sonrasında Suputnik 1'in yok olmasına sebep olan yangın  dünya da uzayın bilinmezliğine insanlık açısından bir kıvılcım da yakmış oldu.

ABD, Sovyetler Birliği'ni geçmek amacı ile tam dört ay sonra Explorer 1 uydusunu 31 Ocak 1958'de uzaya gönderdi ve kısa zaman aralıklı yapılan bu hamleler birbirine cevap niteliğindeydi. Sonrasında uydu yarışları yerini yörüngeli insanlı uzay yolculuğuna bıraktı.

Sovyetler Birliği 12 Nisan 1961 de Vostok 3K ile uzaya fırlatılan Vostok1 uzay kapsülünün içinde meraklı gözler içerisinde dünya yörüngesinde bir tur atarak yer yüzüne inmeyi başardı. Başarı ile sonuçlanan insanlı uzay yolculuğu Sovyetler Birliği' nin ABD'ye karşı bir kere daha üstünlüğü ile sonuçlandı.

Bu zaferlere rağmen 20 Temmuz 1969 da Ay’a ilk insanı gönderen ABD oldu, gerek iç karışıklıklar gerek siyasi ve ekonomik problemler uzay yarışında Sovyetler Birliğine bir daha ABD' nin önüne geçme fırsatı vermedi. Ay yüzeyine inen araçtan çıkan Armstrong’un Ay’a ilk adımını basmadan önce söylediği ‘bir insan için küçük, insanlık için dev bir adım’ sözünü canlı yayında yaklaşık bir milyar insan seyretti.

ABD, bugün hâlâ Ay'a insan gönderen tek ülke konumundadır lâkin bu olaylardan etkiyle o günlerde aynı heyecanı yaşayan ülkelerden biri de Türkiye'dir. Sputnik uydusunun yanarak yok olmasından sonra Dünya'ya bıraktığı uzaya dair umut kıvılcımı 1959 da Bandırma’da, yıllardır akılları uzay ile meşgul olan ve Sputnik’in uzaya gönderilmesinden sonra iyice heyecanlanan bir grup lise öğrencisinin de fikirlerine ışık olmuş Türkiye’de bir ilk olarak okullarında Bandırma Füze Kulübü’nü kurup hiç beklenmedik bir olayın ve kuruluşun kahramanları olmuşlardır.

10 Ekim 1959 tarihine gelindiğinde ekip ilk üç kilo ağırlığındaki Bernark tipi  füzesini fırlatır, füze yaklaşık 40 metre yükseğe çakar. 1960 yılının şubat ayında 1,5 metre boyundaki füzeyi 750 metre yüksekliğe çıkartırlar. 30 Ağustos 1962’de yani Zafer Bayramı’nda 1,5 kilogramlık füze Marmara-1 920 metre yüksekliğe çıkar. Çalışmalarına hız kesmeden devam eden gençler sonrasında Marmara-4 isimli füzesini fırlatır ve tam 5415 km yükseğe çıkarak müthiş bir başarı sağlarlar. Ekip, bu başarısından dolayı dönemin Hava Üs Komutanı Albay Halim Menteş tarafından tebrik edilir.

Malesef ekibin beyni olan Kirkor Divarcı’nın evinde bilinmeyen bir sebeple yangın çıkar ve projelere dair tüm yazılı belgeler, planlar ev ile birlikte kül olur.

Umut verici gelişmelerden sonra yokluk içinde onca çabaların yeşil çamı andıran sona gelmesi akıllarda soru işareti bırakmıştır.

Milyar dolarlar harcayıp uzaya çıkan süper güçlere karşın, liseli gençlerin ceplerindeki harçlıkla kurduğu füze klübü ve geldikleri son noktayı ele alırsak bu şartlarda savaşı o dönemin Türkiye'sinin gençliği kazanmış diyebilirim. Türk gençlerine imkan verin sonra arkanıza yaslanıp seyredin...

FAHRİ YILDIRIM - GÜNCEL ANALİZ

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.