Fahri YILDIRIM
Fahri YILDIRIM
Ah-ı Ayasofya
21 Haziran 2020 Pazar / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Evinizde, oturma odanızda bulunan koltuk takımı, yemek masası ve sandalyeler, diğer odalarda dahil mutfakta bulunan eşyaların hepsinin bulunduğu konum ve duruş itibari ile evinizin konforu yaşam standartınızı belirleyen etkenlerdir.
 
Evinizin konumu, dağınıklığı, düzenli ve tertipli oluşu psikologlara göre kişinin karakteri ile birebir etkileşim halindedir. Aslında içeride ne ise dışarıya onu yansıtırsınız.
 
Ülkelerin düzeni de aynen buna benzemektedir. Ülkelerin girdiği savaşlar, savunduğu değerler, eğitime, bilime, tarihine verdiği önem ve bu önemi kullandığı tarz da o ülkenin içeriye ve dışarıya karşı tutumunu sergiler.
 
Düşünün, elinizde çok güzel bir bizon sehpa var ve mutfağınızın ortasına yemek masasının yanında sehpayı yemek masası olarak kullanıyorsunuz, bu size hiç mantıklı geldi mi ?
 
Tarihi yüz yıllara dayanan, çeşitli medeniyetleri görmüş, baktığınızda kendine hayran bırakan ve kılıç hakkıyla alınmış İstanbul'un incisi Ayasofya ise ülkemizin tanıtımında önde gelen eserlerdendir. Yapım itibarı ile Avrupalı Romalıların yaptığı, adeta kedinin uzanamadığı ciğere mundar dediği gibi Avrupa’nın da gıpta ile baktığı lâkin sadece baktığı Ayasofya'nın müze olarak kullanımı itibarı ile sizce ne kadar yerinde ?
 
Çoğunlukla tek tanrılı inanışın hüküm sürdüğü ülkemizde, inandığı dine göre yaşamış imparatorluğun medeniyetinden bize miras kalan Ayasofya' yı müze olarak kullandığımız ve içine bilet alarak girdiğimiz için bizde mi o kedi hükmündeyiz düşüncesi geliyor akla. Aynı bir zamanlar tatil cenneti olan Kıbrıs,Maraş' taki hayalet şehire bakar gibi namaz kılmak için uzaktan bakıyor müslümanlar Ayasofya' ya, ne size yar olsun ne de bize dermişçesine olması gerektiğinin dışında kalmış ortada.
 
Onca zorluklarla İstanbul'u feth eden Fatih Sulatan Mehmet'in Ayasofya için "her kim benim bu mâbedimi camilikten çıkarıp başka bir şeye çevirirse; Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun! Onlar, hiç hafiflemeyen bir azâbın içinde kalsınlar! Öyle ki, yüzlerine bakan ve kendilerine şefaat eden hiç kimse bulunmasın!.." dediği Ayasofya'nın farklı kullanımında ah-ı bedduası bulunmakta.
 
Ülkemizin düzeni, geçmişte girdiği savaşlar, savunduğu değerler ele alındığında, Ayasofya Müzesinin "Cami" vasfıyla tekrar kullanıma sunulması, içeriye ve dışarıya karşı en iyi şekilde konum ve itibarı tekrar verilmiş ve en azından atamızın bedduası üzerimizden kalkmış olacaktır vesselam.
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.