Fahri YILDIRIM
Fahri YILDIRIM
Eril Kişinin Evliliği
11 Şubat 2020 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Evlilik kutsal bir müessese, aile kavramı ülkenin omurgası ve çekirdeğidir. Erkek karısına kadın kocasına eşi, namusu ve geleceği olarak bakar. 
 
Bu öyleki, dinimizde de öldükten sonra, cennette de eşimsin, sonsuza kadar beraberiz diye birbirlerinin gözlerine bakar ve zorlukları beraber göğüslerler.
 
Günümüzde evlilik kavramı dizi, filim ve bazı kriptoların yazdığı algı kasan yazılarla, büyük ölçüde etkilenmiş ve sarsılmış durumda,
 
Eskiden erkeğin evine bakması, hanesini aç açıkta bırakmaması, eşiyle iyi geçinmesi karısının da ona sevgi ile karşılık vermesi ile doğan çocuklar ebeveynlerin şefkatli kollarında vatana millete hayırlı evlat olarak yetişirlerdi.
 
Medya ve ülkemizdeki maalesef, aile üzerinde uygulanan etkisiz kanunların da etkisi ile gelinen nokta hiç olmadığı kadar vasat bir hal aldı,
 
Erkekte aranan özellikler, arasına karısına karışmama, özgür bırakıp her şeyi yapmasına izin verme, karısı istediğinde vals, tango, dans yapabilecek hatta işten sonra ev işlerine de el uzatıp, bulaşık çamaşırı işlerini de erkek yapmalı algısı hasıl oldu,
 
Boşanma sebeplerine bakınca, öyle sebepsiz sebepler mevcut ki, hadiste " Evli bir çift boşandıklarında gök kubbe sallanır " dendiğinden haberleri olmayan milyonlarca müslüman boşanan çiftler var.
 
Neymiş, sekiz yıllık evli kadın, sekiz yıl sonra, erkekte heyecan görememiş, 
 
Yok dans edememiş, yok komşusu ile aynı tv programını seyredememiş,
 
Adam çıkıyor dışarı ekmek parası derdinde 8 saat 10 saat yeri gelir fabrika da yeri geldi herhangi sektörde askeri ücretle ay sonunu getirmek için anası ağlıyor eve gelince görmek istediği ne ola ki aha bir güler yüz bir akşam yemeği olmasın?
 
Ama ne var ki kadın enerjik kocasının halinden ne anlasın, seyrettiği diziden esinlenerek, bale vals belki kocası ile tango yapmak istiyor, ama adam yorgun başını dayayacak bir omuz, o kadar uğraşa bir teşekkür bekliyor ve suçlu yine erkek,
 
Şimdi erkek oldun da nasıl vals bilmez, tango yapamaz, slow dansta bile karının belini incitirsin nasıl erkeksin sen diye sorar o kadın işte böyle aile yapısını silen tv programları seyrede seyrede,
 
İşte o kadın unutmuştur erkekliğin vals bilmek değil hayat mücadelesinde karısını kızını aç bırakmamak başkasına muhtaç etmemek olduğunu,
 
Yok İstanbul antlaşması yok her şeyde erkek zulmü, yok erkek dans bile bilmiyor diye diye bitirdiler erkekte adamlık, babalık, abilik vasfını,
 
Aslında biten bu vasıflar değil, biten aile yapısı, biten biziz.
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.