Fahri YILDIRIM
Fahri YILDIRIM
Kapitalizm
28 Mayıs 2019 Salı / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
Marjinal fayda eğrisi satışta pozitif eğilimlidir. ..
 
Satış yapabilmek için her üründen  kâr elde etme düşüncesi her zaman kâr sağlamaz,
 
Peki ne demek bu ? 
 
Bildiğiniz üzere ticaret yapabilmenin yegane yolu  ürettiğinizi ya da üretileni kâr elde edebileceğiniz bi mecraya çevirebilmektir,
 
Marjinal faydayı şöyle anlatabilirim
 
 Mesela güzel bi lokanta da ana yemek olarak kuru fasulye hizmeti vermektesiniz, müşteriyi çekebilmek için ana yemekte kâr marjını düşük tutmuşsunuzdur, gelen müşteri çok aç bir durumda ve uzun zamandır bir şey yememiş halde olarak geldiğini düşünelim 
 
Müşteriye  bir tabak kuru fasulye verdiğinizde uzun zamandır çektiği özlem  hemen ilk kaşıkta sönmüş ve ilk tabakta karnı hemen hemen doymuş olur, işte bu durumda kişinin tokluk hissi aldığı lezzet ve hissettiği hazzın sonrasında bedeninin  mutluluk hormonu salgılanmasıyla, lokantanıza ve size bakış açısı  "mükemmel " kavramı ile anlatılabilir durumdadır.
 
Eğer müşteri bir tabak daha yerse, ilk tabaktaki gibi özlenen bir şey olmayacağından, tokluk olarak ilk tabağa göre daha az doyuma ulaşacaktır, müşterinin görüşünü  "mükemmel" seviyede tutmak için başka bir ürüne yönlendirmelisiniz ki  örneğin; bu helva olabilir, bu ürün müşteriye  yeni bir tat vereceğinden mutluluk hormonu salgılanmaya devam edecektir, asıl kâr marjını düşük maliyetle yaptığınız helvaya yaparak kazanırken, bu da  müşteriye pahalı gelmeyip size ve lokantaya bakış açısının aynı düzeyde (mükemmel) kalmasını sağlayacaktır.
 
Yani kâr (mükemmellik) ihtiyaçla ilintili olmakla birlikte, ihtiyaç azaldıkça sizin asıl kâr edeceğiniz  başka bir ürünü satmanıza fayda sağlayacaktır.
 
 Bu arada lokanta ve fasulye olayı örnek amaçlıdır.
 
Bunları niye yazdım, yazmalımıydım ama olayla ilinti kurmak için bunları kullanmak zorundaydım 
 
Son 100 yılda değişmekle birlikte, son 30 yılda insanların arzuladıkları şeyler ( ihtiyaçlar ) fahiş bir şekilde arttı.
 
Eskiden lüks gibi görünen teknolojiler şimdi bizlerin olmazsa olmazlarımız haline geldi ve hayatımıza yenileri eklenmekte.
 
 1990 ların ortalarında ülke olarak biz cep telefonuyla yeni yeni tanışırken  teknolojiye aç olan ülkemiz 2000 lerin başlarına doğru, Avrupa’nın kullanmayıp attığı telefonların büyük bir pazarı haline geldi ve bize  ucuz maliyetli teknolojiyi (helvayı) pahalıya satarak kâr elde ettiler hem de ülke olarak bizim gözümüzde " mükemmel " göründürler, (bu örneği çoğaltabilirim)  üretmeyen, tüketen ve çok çabuk pazar haline gelen getirilen bir ülke haline geldik, getirildik. ..
 
Dünya’nın kâbusu Kapitalizim!!!
 
Kapitalizm doğduğundan bu güne maddi oranlarda her konuya kendini olaya entegre etmiş  yabaniliğin bilimi haline gelmiştir 
 
Konuyu iyice dağılmadan toplamakta fayda var,
 
Bu muhtaçlığı kapitalizm güncelledi, eyvallah,
 
İnsanların harcamaya yönelik alışkanlıkları ve bunun sömürüye dönüşmesi ?
 
Neden her konuda marka ve modaya uyan bir toplum olduk?
 
Bunu sistem mi getirdi ?
 
Toplumumuz üzerinde maddi harcama yapılmasına yönelik, hem mükemmel gösterip bir yandan mutluluk hissi veren, bunun yanında kaybımızın farkına varamadığımız bir sistem ve bilinç yürütüldüğü aşikar,
 
Bu sistem ve bilincin farkına varıp kendi bilincini oluşturabilen toplumların kapitalizme galip gelecek gücü bulacağına inanıyorum.
 
Daha eftal olacağını düşündüğüm için son sözü Peygamberim (s.a.v) hadisi şerifi ile bitirmek istiyorum.
 
İnsanın iki vadi dolusu altını olsa üçüncüyü ister ama gözünü doyurmaya bir avuç toprak yeter. 
 
Mutluluklar dilerim, ALLAH' a emanet olun...
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
       
Takdir ve tebrik ederim güzel anlatım
Yaziniz ve yorumunuz oldukça iyi başarılarınızın devamını dilerim