Ali Tarık PARLAKIŞIK
Ali Tarık PARLAKIŞIK
Karışık ve Kolay
14 Eylül 2020 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar

Yeni uyanmış olmak ve alkol kullanmak... Hüzünbaz bir misyoner için ikisi de illetli, arızalı ve tiksinti uyandırıcıdır. Hiçbir zaman yeni uyanmış olmayız, delili "İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar." rivayetidir. Alkol kullanmak akli olarak, tutunma iştiyakına bağlılık sezdirdiği için insan hayatındaki en mana yitimi olan eylemlerden biridir, delili kendinde olmanın imkansızlığına mugayir olarak aklı yormak ve iptal sonucuna ulaşmak, halbuki yorgunluğun, iptal halinin, varlık halinin idraki fikrinin kendisi kaosun dışındadır.

İğrenme duyumunu, insanlar- dışarıya duyarlar. Bu, duyumu doğuranın duyumsadığının kaynağının içeriye doğru aktığını çoğunlukla unutturur. Duyumsananlar -iğrenilenlerin duyumsayanların iğrenme zaaflarını tahrik ettiği an'da simaları buruşturur. İğrenilenlerin çoğu (yanlışımız var, tümü) normaldir. İğrenç olan herşeyde bir güzellik vardır. Tiksindiğini iddia eden müddei fark etmez ki tiksindiğidir. Nahoş olan herşeyin cevabı "Güzel mi?" sorusuna verilen bir cevabın verimidir. Zahiren belirsizlik, yoğunlaştırıldığında apaçık korkunç bir gerçek. Kurgulanmamış. Sartre belirsizliğe çare aradığında, iç rahatlığı ile ölebildi mi acaba? Sartre'ı, bilemeyiz. Ama Mansur'un, İbn Arabi'nin, Mevlana'nın, Schopenhauer'un, Nietzche'nin, Cioran'ın ve Sylvia'nın ayrı ayrı ve mükemmel bir şekilde iç huzuru ile öldüklerini bilebiliriz. Ya da- saçma bir durum olarak isteyebiliriz. Son derece huzurumuzu bozduklarından dolayı zevk aldıklarına -eminiz. Belirsizlikle uğraşmış/beyhudeye gönül kaptırmış görünenler hayata devam ettiğimiz mekanın atmosferini bozmadılar, bilakis, tahkim ettiler. Zaten değil mi ki, hayat ölüm anından önceki bütün zamanların toplamına ölüm denilemediği için verilmiş bir isim! Hatta isim dahi değil, yalın ve mecburi, çirkef gibi görünen ağdalı sıfat!
 
-Güzel bir kadın, asla ölüme çare değildir, ama ölüm fikrinin panzehirliğine aday! Her açıdan harika bir erkek ise, kadınlara, hayattaki varoluşun intikamı! Güzellik ve her açıdan harika olmak birbirinin muadili olmadığı için bu terennüm anında şahsiyetiyle oynandığını anlamayan gizli, açıklamaktan korkan, utanç verici bir durumun içerisine gömülü birer nihilist veya kuşkucu. Açık açık konuşmayı hep namus meselesi zannedenler doğmasalar mıydı acaba?
 
Antik Yunan Sofistlerinin başımıza musallat ettikleri tereddütsüz en büyük musibet, hüzünden muaf bir "bilemeyiz" oldu. Salt bilememek Allah gibi olmak isteyen şeytanların, her zaman işine yaramıştır. Saf diyalektik için vazgeçilmez olan, tehdit/tehlike ve orijinallik/yenilik... Sofistler sadece aklımızla alay etmediler, duygularımızı da çürüttüler. 
Tek oluşun ölüme doğru evirildiği toprak parçası, adımlığımız değil, bilakis önce kazıp ve sonrasında içine yavaş yavaş ve aheste aheste ve çok hoş, naif, velud bir gönül rahatlığı ile girilmeyi hak eden bir mezar olsa gerektir. 
"-böyle kötü bir dünyaya çocuk getirmek istemiyorum-" Kabul et iki yüzlü ve aşikar yalancı! Hala yaşamak için geçerli nedenlere sahipsin. Saklayamadığın şey, olmayan çocuğuna iyilik yapmak ve kötülükten korumak isteğin. "Sadece, canım isteyince ölmek elimde olduğu için yaşıyorum: İntihar fikri olmasa, kendimi çoktan öldürmüş olurdum." (Burukluk; sf. 46; E. M. Cioran; Metis Yayınları; 2019) Hakikati kelimelerin arasına görünmez hale getirmeye uğraşıp, intihar edemeyişini rasyonel bir zemine oturtmaya çalışan korkak, bu alçak halinle sen de yakalandın! 
 
Peygamber arkadaşlarının, kendi aralarındaki en sıkıntılı, en gergin, en ihtilaflı, en krizli, en korkunç anlarını bize ulaştıran tarihçilere en büyük teşekkür! Zira hala dünyayı idrak edebilmek ve bir kadını sevebilmek için geçerli nedenlere sahibiz.

ALİ TARIK PARLAKIŞIK - GÜNCEL ANALİZ

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.