Ali Tarık PARLAKIŞIK
Ali Tarık PARLAKIŞIK
İnsan Kıvranışları…
27 Ocak 2020 Pazartesi / namehaber@hotmail.com - Tüm Yazılar
İnsan, bir tür olarak, olur da sevgi, nefret, buğz gibi bütün hislerden kopmuş olabilir; bu durum bir tür 'bağ'sız bir koşullanmış kayıtsızlık halidir. Dışa doğru bütün kayıtlardan azade insan, çok farklı ve manalı bir zaman diliminde ve psikolojik bir iklimde değil ise öz aleminde de aslında bir 'zafiyet' belirtisi halindedir. Bu hal, reel gerçekliklere özne halinde yaklaşamayan insanın, kendisi üzerinde üzerinde ki menfi tesirinin de bir getirisi olarak ıstırapsızlık haline gebedir. 
 
Nihayetinde de bu durum, insanın kendini arayamayışının bir belirtisidir... 
 
Bir ek olarak belirtilebilir ki; inanç, arzu, istek, şehvet, özlem, yas ilh. kaybı halinde ki insan sonu olmayan bir mana kaybına dahildir. Ve sonu gelmez bir mana kaybı halinde ki insan "fırlatılmışlık" hissi ile geldiği 'mekan'da bir tür bunalım, yok oluş, bozuluş sürecine girmiş demektir. En istenilmeyen ama aynı zamanda kaçınılmaz olan da; bu durumda ki insan öznesinin-ferdinin-varlığının, bu durumun idrak ve farkındalığına olan malum uzaklığı ve ulaşılamazlığıdır. Sahi, ulaşılamaz mıdır?
 
Suçluluk hissini fikir, zikir ve amel halinde haleleştiren insan, utançtan arınmış ve haliyle pişmanlıktan yoksunluğa dahil olmuş bir varlık halindedir.
 
Istırapsız yaşayan ve ıstırapların tamamından kopmuş bir varlık halinde insan, "sorumluluk" hakikatinden de uzak düşmüştür.
 
Böyle bir durumda hayati gereklilik şartları varoluşsal bir ehemmiyet ve hususiyet olarak evrenin orta yerinde durmuş insan için özneleşmenin, özne haline gelmenin usulü/yolu; önce boşlukların adını sonra da mezkûr boşlukların mahiyetini doldurmaktan geçer.
 
Melankoli haline bütün "gayrı..."lık halleri ile yaklaşan bir tip ve karakter, adım adım inşa edilen ve her daim değeri, niteliği artan egosunun manasını kavrayamamıştır. Ve ego, her an var olan insan şahsiyetinin en mühim ayrılmaz bir fısatıdır. Ego, bir fırsattır. Ego; melankoli, yas ve ıstırap için vazgeçilmez, "olmazsa olmaz" bir güzellikte insani bir olgudur. Aşk, vecd ve ievkten anlamayan ve idrak kabiliyetinden mahrum insan tipi ve karakterinin 'melankolik ego'yu reddediş, modern zamanlarda, insan ezilmişliğini en büyük sebebidir.
 
(Bir hatırlatma: Ruhları acıtan, işlevlerini yitirmiş inançlardır. Ruhaları acıtmaya devam eden de, işlevleri yitirilmiş inançların bir türlü gömülememesidir.)
 
Dünya'da sığınabileceğimiz hiç bir yer kalmadığı fikri; insanın bir yerde kaçınılmaz idraki bir yerde de mucize ve harikalarla ayakta kalmanın derdinde ki insanın cevap bulamadığı halde aklını kemiren olgulardır. (Olgu, kelimesinin/vurgusunun burada kullanılması ne kadar doğrudur, bilemiyoruz. Ama bildiğimiz şu ki; aklımızı kemiren olgularla bir arada, daha aklımızı kemiren bu olgulara boğulmuş bir halde hayattayız.) Varlık değerinden mahrum, kifayetsiz zihnin derdest edemediği ama kesinlikle harika beyin kıvranışları... Ve, "İnsan, putları kıra kıra Allah'a yol bulur."
 
YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.