Dr.Selim Temurci: Biz Parti kurduk; Arsızlık, Yolsuzluk, Kayırmacılık yapmadık
Dr.Selim Temurci: Biz Parti kurduk; Arsızlık, Yolsuzluk, Kayırmacılık yapmadık
YENİ PARTİ ÇALIŞMALARI / 23 Ocak 2020
İşte haberin tüm detayı...
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı - Siyasi İşler Başkanı ve Parti Sözcüsü Dr.Selim Temurci, Gelecek Partisi Genel Merkezi'nde gerçekleştirdiği basın toplantısında gündemlere dair önemli açıklamalar yaptı ve 4 İl'in daha Kurucu İl Başkanları'nı açıkladı.
 
İşte Dr.Selim Temurci'nin açıklamaları:
 

Öncelikle tabii geçen haftadan kalan ve Türkiye'nin hatta dünyanın gündemini meşgul etmeye devam eden Libya meselesi ile ilgili olarak birkaç hususa değinmek istiyorum. Kaddafi'nin 2011 yılında öldürülmesinden sonra Libya'da barış ve istikrar, huzur ve güven gelmedi. Libya'da şu anda farklı cepheler birbiriyle mücadele ediyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak başından beri Libya'nın egemenliğini, Libya'nın birliğini savunan bir duruş sergiledi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümetleri. Bu duruş elbette sürdürülüyor.

Birleşmiş Milletler'in vermiş olduğu bir karar vardı, geçen basın toplantımızda tekrar paylaşmıştık. Birleşmiş Milletler, Libya'da şu anda meşru hükümet olarak Sarraj yönetimini Trablus'taki yönetimi görüyordu ve yine Birleşmiş Milletler'in kendi kayıtlarında General Hafter'i savaş suçlusu olarak ilan etmişti.

Şu geçen 2 haftalık sürece hep birlikte bir göz attığımızda çok içimizi acıtan bir tablo Libya açısından Türkiye açısından Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşlar açısından bir tablo ile karşı karşıyayız maalesef.

Nedir o tablo?

Bu Hafter denilen kişi, Putin bunun elinden tutarak 2 hafta önce Moskova'ya götürdü ve orada ateşkes devam ediyordu, orada anlaşmaya imza atmadan kendisi Libya'ya geri dönmüştü.

Önce anlamaya çalıştık ne oluyor? diye, fakat Şansölye Merkel'in Almanya'da Berlin Konferansı'nda onun öncülüğünde yapılan toplantıda gördük ki Birleşmiş Milletler'in meşru hükümet olarak gördüğü Trabzon süt ümmeti sadece oraya davet edilmemiş hangi zamanda hafter de oraya davet edilmiş ve sonuç bildirgesine Berlin Konferansı'nda göz attığımızda Sarraj'dan Libya'nın Başbakanı Hafter'den de General olarak bahsediliyor.

Şimdi biz gelecek Partisi olarak bu tabloyu önümüze koyup düşündüğümüzde 2 soru soruyoruz hat ver dediğimiz kişi Eğer Moskova'da bir masa etrafında davet edildi işler Eğer Berlin Konferansı'na savaşla birlikte davet edildi ise o zaman Birleşmiş Milletler'de ismi geçen ülkeler Şu 2-3 hafta içerisinde Savaş suçlusu olarak kabul ettikleri hafteri adeta bir meşrulaştırma sürecini dünyaya hepimize yaşatmış oldular

Türkiye'nin bunu görmesi lazım ve tabii bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil benim konferansı'nda yeni Hafter oradaki sonuç bildirgesi de imza atmadan orayı terk etti gitti anlaşılan o ki bu şahıs anlaşmaları uyumayacak savaşmaya devam edecek zaten dün de biliyorsunuz güzel arada bir ya da yeniden bir havalimanına saldırı gerçekleştirmiş oldu şimdi bunu bu tabloyu niye çizdim ben değerli basın mensupları şunun için şu anda Birleşmiş Milletler'de, Fransa dahil olmak üzere birçok ülkenin bölgemizdeki birçok ülkenin Rusya'da dahil olmak üzere Hafter'i anlaşma metinlerin içine koyduysak artık Libya'da sadece Birleşmiş Milletler'in kabul ettiği tek bir taraf vardır diye Türkiye'nin düşünmesi artık mümkün değil.

Hafter, bizim de içinde bulunduğumuz toplantılarda bu meşruiyeti elde etti ve Türkiye, Berlin Konferansı'nda çok güzel bir sonuçta elde etti. Nedir o sonuç? Meşru hükümet de Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yapmış olduğu anlaşma masaya gelmedi herhangi bir tartışma konusu olmadı dolayısıyla bu Türkiye'nin çok önemli bir kazanım mıdır bu kazanımın sürdürülebilmesi için Türkiye'nin sadece güçlü değil sadece askerle değil diploması ile ve reel politik ile bu işi yönetmesi lazım Türkiye bu tabloyu doğru okuyup bütün yumurtaları aynı sepete koymaması lazım onun için biz başından beri gelecek Partisi olarak iki şey söyledik mehmetçiğimizin sahada Muharip güç olarak bulunmaması gerekiyor aynı şeyi söylüyoruz rası yapıların başta Birleşmiş Milletler dahil olmak üzere Libya'da o yapının içinde bir. Ve ikinci söylediğimiz şey şudur muharip güç olarak orada buluşacağız ve mutlaka hakem rolünde bir Türkiye, onun için önümüzdeki süreçte bir ya da vesayet savaşlarının süreceğini biz görüyoruz. Berlin konferansı'ndaki sonuç bildirgesi sadece bir iyi niyet göstergesidir Onun devamı mümkün değildir Çünkü hepsi soruyu sorduk baştan beri Safter dediğimiz General Eğer Savaş suçlusu İsa ve Birleşmiş Milletler'de bunu kabul ettiyse neden Birleşmiş Milletler'in üyeleri Libya'da bu General Hafter güçlerine karşı gayri meşru güçlerine karşı gerekeni yapmıyorlar işte yapmalarının sebebi şu 1-2 hafta da olan olaylar da gördük ki aslında onu meşrulaştırmaya çalışmışlar. 

İdlib konusu da yüreğimizi acıtan bir konu. İki basın toplantısında gidip ile ilgili biz konuştukça yaşayan 350.000 insanın çoluk çocuk yaşlı kadın demeden Türkiye'nin sınırlarına doğru geldiğine şahitlik ettik ve ben burada Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin olayımız olmak üzere Sivil Toplum kuruluşlarımızın orada şu anda evini barkını terk etmiş sığınacak bir liman olmayan o insanlara çadırlar kurması barakalar evler yapması bunu anca Türkiye yapardık bize yakışır da Dolayısıyla biz bu hareketi alkışlıyoruz ve o insanlara yardımcı olan bir Türkiye Bizim her zaman avuçlarınız bir Türkiye'dir ama burada sormamız gereken dış politika bağlamında ikinci bir soru bir siyah 2 hafta önce Moskova'da astana'nın soçi'nin ve İstanbul'u bunu mutabakat atların devamında birlikte silahlar susmayacak mıydı Biz Rusya ile anlaşma mış mıydık biz iki hafta önce bu anlaşmayı yapmadık mı çok ilginçtir bütün belgeleri okuyorsunuz şöyle bir sonuç çıkıyor Biz Rus Rusya'yla birlikte yaptığımız her anlaşmanın ancak 48 saatte köprü var 48 saat sonra Rusça yine burayı bombaladı bombalamaya devam ediyor Dün 25 insan orada kat verildi şimdi çocuklar da var.

Şu anda, şu soruyu tekrar Gelecek Partisi olarak sormamız gerekiyor; eğer biz eğer biz 48 saat Rusya ile bir anlaşma yapıyorsak Rusya ile yürütmüş olduğumuz dış politika nasıl bir dış politikadır? Rusya'ya ne kadar bağımlıyız ki 48 saat ancak sözünde durabiliyor? Rusya bizim ilişkilerimizde Onun için Rusya ile yürütülen diplomasının ilişkilerin hakikaten hem Libya bağlamında hem de Suriye bağlamında tekrar gözden geçirilerek libyayla ortaya koyduğunuz anlaşmalara karşılıklı olarak riayet edebileceğimiz bir düzenin uygulamaya konulması lazım. Aksi takdirde burada bekleyen 350.000 insanın sadece sayısı artacaktır.

Kış aylarını yaşıyoruz şu anda Parti başkanlık kurumumuzda yukarıda toplantımız devam ediyor arkadaşlarımız Türkiye'nin dört bir tarafına gidiyor ve malumunuz kış ve bu kış ortamında nereye gidersek gidelim başta büyükşehirlerimiz olmak üzere vatandaşlarımızla yaptığımız her sohbette önümüze bir konu geliyor elektrik ve özellikle de fahiş doğalgaz fiyatları.

Nereye gidersek gidelim İnsanlar bir de şunu söylüyor geçen sene aynısını yapıyordun Ama şu anda aynısını yapmış olmama rağmen Şimdi iki kat fatura geliyor Bu nasıl olabiliyor bu şu anda bir teşekkür de buradan gelecek Partisi olarak yapalım büyük şehirlerimizin bazılarında Bu kış ortamında insanların elektriği doğalgazı kesilmesin diye Büyükşehir belediyelerinin bir kısmı vade farkı uygulanmaksızın taksitlendirme yapmaya başladı. Bunun acilen Türkiye'de başta büyükşehirler olmak üzere diğer illere de daha olması lazım şimdi burada bizim sormamız gereken şey şu talebimiz de o. Dolar düştü, zamlar var %30, % 50'leri bulan zamlar var ve insanlar çok ciddi bir mağduriyet yaşıyorlar Bu mağduriyetin bir an önce giderilmesi için başta Devleti idare ederler olmak üzere gereken çalışmanın şu anda yapılması lazım kışın zor şartlarında insanların battaniyelere sarılıp evlerinde oturmalarını Türkiye'yi yönetenler istemiyorlarsa milletin derdi ile dertlenmek hepimizin en önemli vazifesi ise bu şu anda bizim sahada gördüğümüz en önemli meselelerden biridir. Kış aylarında bununla ilgili acilen gerekenin yapılması gerekir.

Birçok basın toplantısında değerli basın mensupları sizlerle hep şunu konuştuk milletin derdi Neyse biz gelecek Partisi olarak bizim derdimiz budur dedik milletin şu anda yaşadığı ekonomi ile ülkeyi yönetenlerin anlattı ekonomi arasındaki fark Anlattığı ekonomi arasındaki fark her geçen gün büyüyor ve biz bu gidiş atla ilgili olarak hep bir ses duymak istiyoruz diyoruz ki bu ülkede sivil toplum kuruluşları var ekonomi içinde bir sürü sivil toplum kuruluşlarımız var herkes sus pus kimseden ses çıkmıyor bu korkuyu hep birlikte yazmamız lazım bu ülke hepimizin Onun için buradan Şu soruyu Biz soruyoruz izahı zor bizim için çok zor vatandaşlarımızla sohbetlerimizde daha zor Çünkü onlara bir cevap vermek zorundayız bu fahiş zamların nedeni nedir? Bunu Gelecek Partisi olarak kendi içimizde çok güçlü bir ekonomi grubumuz var tartışıyoruz ve hep geldiğimiz nokta şurası oluyor olağanüstü bütçe açıkları veren bir Türkiye bütçe açıklarını nasıl kapatacak ve finansman Türkiye'de demokrasi hukuk ve adalet tesis edilemediği için Türkiye'nin bir Güven Sorunu olduğu için maalesef Türkiye'ye yatırım gelmiyor, devlet vatandaştan vergi toplayamıyor.

Türkiye ekonomisi verimliliğini kaybetti. Bütçe açık veriyor 2019 yılının sonunda Hedef 80 milyar TL idi bütçe açığında geldiğimiz şey yaklaşık 124 milyar TL. Türk Devletinin bütçesi açıklandı. Peki bu kadar mı? Hani yedek akçe Merkez bankasında bulunduruluyor, yani kefen parası, o da geçen sene kullanılmış onu da 124 milyar TL'ye ilave ettiğimiz de geçen sene Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bütçe açığı 165 milyar TL.

Bakın burada imar affı askerlikle ilgili gelen Bunlar buna dahil değil 80 milyar dön gördük 165 milyar TL bütçe açığımız var peki bu sene ne hedefleniyor bütçede 140 milyar TL nasıl Yine alalım buna nasıl inanalım 140 milyar TL'ye Dolayısıyla Biz başından beri şunu söylüyoruz Türk devleti ve demokratik normlar yeniden bu ülkede tesis edilmeden bu ülke ekonomik olarak ayağa kalkamıyor, bunun olabilmesi için de önce güven sonra ekonomik performans gelir diyoruz ve diyoruz ki mutlaka ekonomi yönetimi de politikalarının bu ülkede şapkamızı önümüze koyacağız de mutlaka bunları değiştireceğiz. Bunları değişmeden de rakamlarla oynayarak Türkiye ekonomisi herhangi bir yere götürmemiz mümkün değil.

Dün gerçekleşen bir zam oldu, o da içimizi yaktı. İşte bütün bütçe açıklarını kapatması gerekir, Türkiye'nin nasıl kapatacak dışarıdan yeteri derecede finansman gelmiyor içerde ekonomi verimli değil ve devlet vergi tahsil edemiyor. Çünkü şirketlerde sorun var, ne yapılacak işte bütün bu zamları milletimizin Devleti yönetenlerin ekonomiyi yönetenlerin başarısızlıklarını milletin cebine fatura etmeleri olarak Gelecek Partisi olarak tanımlıyoruz.

Ayıp denilen bir şey var yüksek hızlı tren, evet çok güzel projeler de ama kardeşim % 12 enflasyon deyip % 300'e Varan zam Dün gerçekleşti bu bakın bugün Ankara'da yapıyoruz bu basın toplantısını Konya'dan Eskişehir'de en yakın şehirlerden uzak şehirlerden gençlerimiz çalışanlarımız Eskişehir'de oturuyor Ankara'ya geliyor yakın bölgelerden Buraya gelen insanlar var ve bu insanlara Biz diyoruz ki sizin abonman biletlerinizi % 300 zam yaptık, Allah aşkına ya aklınızı başınıza alın ya!

Bunun mutlaka ve mutlaka Gelecek Partisi olarak bu milleti adeta milletin sesini duymamaktır, Gelecek Partisi olarak buradan tekrar söylüyoruz her şeyin bir adabı usulü vardır, % 300 zam nerede görülmüştür? Ben bunu mutlaka yetkililerin bunu düzelteceğine inanıyorum.

Basın mensupları Kanal İstanbul'la ilgili olarak Gelecek Partisi bu tartışmalar başladığında Türkiye'de bu konuda raporunu ilk açıklayan siyasi parti oldu Ilk açıklayan siyasi parti oldu ve biz bu raporu şu anda web sayfamızda milletimiz de paylaşmaya devam ediyoruz.

Hep şunu söyledik biz Gelecek Partisi olarak milletimizin menfaatine bir düşünce varsa biz onun yanındayız ama milletimizin menfaatine olmayan her şeyin karşısındayız Kanal İstanbul çok büyük bir proje olarak pazarlanıyor ama Biz diyoruz ki kanalistanbul Herhangi bir siyasi partinin meselesi değildir İstanbul'un meselesidir Türkiye'nin meselesidir geleceğimizin meselesidir ve bu mesele asla ve asla bir siyasi antlaşma ve kutuplaşma aracı olarak kullanılmaması gerekiyor Hemen hemen bir tür raporları gelecek Partisi olarak inceledik ekirdağ'ın ilk yaklaşımı şu idi değerli basın mensupları hatırlarsınız İstanbul Boğazı'nın güvenliği Marmara İstanbul Boğazı'nın güvenliği ne için bu söyleniyordu tankerler vardı doğalgaz ve Petrol tankerleri vardı o tankerler boğazdan geçmediği zaman Boğazı ve Marmara güvenli olacaktı en önemli argüman bu idi Peki kanalın derinliğine baktığımızda derinlikte petrol ve doğal gaz tankerleri o kanaldan geçebilecek mi dolayısıyla ortaya konan iddia iddia olmaktan çıktı ama başka bir şey oldu ülkede konu ile ilgili bir batan çıktı Hani demişti ya kanal İstanbul'u Ne için yapıyor uzun gerekçesini yeğeninin düşüncesine bağlayarak açıklamış be o bakan dedi ki Kanal İstanbul biraz projesidir şimdi millet bunun ne projesi olduğunu biliyor bugün gelecek Partisi olarak biz ne söylemiştik bütün incelemeleri yapmış ve demiştik ki bu İstanbul'un ve Trakya'nın güvenliği için sıkıntılı bir projedir. Bu çevreye vereceği zararlar dikkate alındığında sıkıntılı bir projedir. Bu Uluslararası Hukuk açısından sıkıntılı bir projedir.

Az önce anlatmış olduğum ekonomi bölümü ile bağlayarak bitireceğim. Hadi bunların hiçbiri de inanmadım konu bugün hali buysa sadece geçtiğimiz yıl içerisinde Türkiye'de 100.000'i aşkın esnaf kepenk kapattı.

Şu soruyu sormak hakkımız değil mi? Ekonomi bu haldeyken, bütçe tamtakır böyle büyük bir proje midir bizim önceliğimiz? Onun için ben tekrardan bu projenin ülkeyi idare edenler tarafından tekrar tekrar hazırlayanlar da dahil olmak üzere masaya yatırılıp milletimizin önünde tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Tartışılması gerektiğini düşünüyorum bizim derdimiz dediğim gibi milletimizin derdi, meselesi ne ise o.

İnşallah Kanal İstanbul konusunda da hayırlı bir netice almış oluruz.

Değerli basın mensupları gündemin bu kısmını bitirerek teşkilatımızla ilgili olarak yine güzel haberler vermeye bugün de devam edeceğiz.

4 Arkadaşımızı öncelikle Sakarya, Şanlıurfa, İzmir ve Manisa bugünkü 4 ilimizi ilimizin kurucu il başkanlarını açıklamış olacağız.

Peygamberler şehri Şanlıurfa'da Abdullah Yeşil ile İnşallah kurucu il başkanı olarak yolumuza devam edeceğiz Sakarya'da Sakarya'da değerli kardeşim Ender Serbest de devam edeceğiz ne ağır imtihandır başındaki Sakarya İnşallah bu İmtihanı Sakarya'da değerli Ender Kardeşimle birlikte vereceğiz, Ege'nin incisi güzel izmir'imize Cem kavur kardeşimizle kurucu il başkanımız olarak yolumuza devam edeceğiz Manisa Şehzadeler şehrinde genç bir kardeşimiz de Mustafa Keskin Bey'le kurucu il başkanı olarak yolumuza devam edeceğiz.

Sayın Genel Başkanımız Manisa'ya fidan şehir diyordu, İnşallah Geleceğin fidanlarını Manisa'da hep birlikte dikmiş olacağız.

Bugüne kadar 12 kurucu il başkanımızı açıklamıştık, bugün de 4 kurucu il başkanımızla birlikte bu sayı 16'ya yükselmiş oldu. Devamı yakında diyoruz, İnşallah en kısa zamanda Türkiye'nin her bir tarafında arkadaşlarımızı sizlerle paylaşacağız.

Bir basın mensubunun Bilim ve Sanat Vakfı'na kayyım atanması ile ilgili sorduğu soruyu Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Dr.Selim Temurci şöyle yanıtladı:

Bu konu bugün gelecek partimizin gelecek partimizde tartışılan bir konu oldu da biraz sonra gelecek Partisi olarak Bilim Sanat bilim ve sanat vakfımıza el konulması ile ilgili olarak bir basın açıklaması gerçekleştireceğiz Yani şöyle düşünüyoruz doğrusu hukuksuzluğun sıradanlaştığı bir ülkede olmaz dediğimiz her şey olmaya başladı ve çok da üzülüyoruz çok iyi biliyoruz 40 yıllık geçmişi olan bilim ve sanat Vakfı kuruluşundan itibaren fetö'nün hedefinde 7'de de burayı kapatamadı 28 şubatçılar buraya dokunmadı ya da dokunamadı on binlerce gencimizin yetişmesine vesile olan bir kurumdan bahsediyoruz ve bu kurumun yok edilişini aslında hep birlikte görüyoruz gelecek Partisi'nin sözcüsü olarak şunu sormak istiyorum kamuoyuna neden neden bilim ve sanat Vakfı böyle bir muamele ile karşı karşıya Aslında bu ülkede başta siyasetçilerimiz olmak üzere başta ülkeyi idare edenler olmak üzere bilim ve sanat Vakfı'nın da şehir Üniversitesi'nin de ne için böyle bir muameleye tabi tutulduğunu herkes biliyor bilenlerin bir kısmı bizim gibi konuşuyor önemli bir kısmı da şu anda konuşamıyor korku dağları sarmış Ama ben inanıyorum ki bilim ve sanat Vakfı milletimizin desteğiyle sivil toplum uzun desteğiyle yaşamaya devam edecek değerli basın mensupları Bizler vakıf vakıf dualarını vb dualarını işiterek büyüyen birisiniz Hatta bu vakıflarda Hz Süleyman'la hüdhüd kuşunun menkıbelerini de dinledik şu anda bu kararı verenlerin ne için bu kararı verdiğini 82 milyon bildiğini söyledim bu kararı verenler en az önce bahsetmiş olduğum o menkibe ye gidip tekrar bir bakmalarını Tefekkür etmelerini istirham ediyoruz ve ben bizim suçumuz ne diye soruyorsun şu anda gelecek Partisi'nin Ankara'da genel merkezindeyiz Biz her şeyin ne zaman başladığını niçin başladığını 82 milyon gibi biliyoruz.

Bizim suçumuz ne? Biz Parti kurduk din'den çıkmadık. Biz Parti kurduk değerli basın mensupları; arsızlık, yolsuzluk, kayırmacılık yapmadık. Sadece bu ülkenin daha iyi yönetilmesini istedik. Adaletsizliğe, hukuksuzluğa karşı çıktık ve ekonomide sıkıntıların zirve yaptığı bir ortamda, İnsanların nefes alamadığı bir ortada Gelecek Partisi'ni ümit olarak milletimizin önüne koyduk.

Eğer bu hataysa, biz yargılanacaksak bizi yargılayın. Ama bu ülkenin bu milleti bunu yapanlara sesleniyorum yıllarca 40 yıllık yemeğini edercesine yapmış olduğunuz bu şeyler sadece bugünü değil ülkenin geleceğini de karartacak uygulamalı uygulamalardır.

Son olarak da şunu ifade edeyim;bBu ülkede artık hissedeyim olan herkes şunu biliyor dediğim gibi bazıları biliyor sesi fazla çıkmıyor ama Allah'ın izniyle O sesler çıkacak bu ülkede bizim kimseyle bir kavgamız yok Biz vatan Sevdamız bayrak Sevdamız milletimize olan aşkımızı kimse sorgulayamaz ama artık herkes biliyor ki bu ülkede bir talimat da her şey olabiliyor bilmeyen bu ülkede hiç kimse yok artık.

Geçen sosyal medyada Geçen sosyal medyada bir gencimiz bir mesaj yazmış bana yani tabii insan hızda duygularımız var diyor ki başkanım biz de bazı mesajlar yazıyoruz sosyal medya mecralarında acaba bize de Kayyum atarlar mı esimizin çıkmadığı başka sivil toplum kuruluşlarımız olmak üzere Bilim ve Sanat Vakfı'na yapılan bu haksız uygulama ile ilgili olarak açıklama yapan, destek veren herkese buradan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak vakıf sevdalısı bir insan olarak vakıf malına el uzat atılamayacağını bilen insanlar olarak buradan sesleniyoruz; mutlaka ve mutlaka bu kararı gözden geçirin İşte o sivil toplum kuruluşlarımızın bir iki gündür yaptıkları açıklamalar bizim yüreğimize su serpmiştir.

Ayağa kalkarsak belki bu ülkeyi idare edenlere daha fazla bu ülkede olup biteni anlatma ve kendilerine gelme şansı tanırız inşallah böyle sıkıntıların yaşanmayacağı ve hep güzelliklerin olacağı bir türkü olur vakıflarımız a el uzatmayı ve bakımlarımızı bir sonraki nesillere sağlıklı sıhhatli bir şekilde bırakırız içimiz yanıyor ne yapalım yani mecburen böyle biraz acıklı konuşuyoruz bu konularda.

TBMM Başkanı Prof.Dr.Mustafa Şentop'un, Gelecek Partisi Genel Başkan Prof.Dr.Ahmet Davutoğlu'na yapmış olduğu eleştiriler ile ilgili sorulan soru ile ilgili de Dr.Selim Temurci şunları dile getirdi:

Öncelikle yani o dönemde 154 milletvekilimizin dokunulmazlık ile ilgili olarak dosyaları vardı bunların içerisinde iptal Partisi'nin vekillerinin de vardı 154 vekil değil sadece HDP'li olanların dosyaları gelsin ve görüşürsün talebine demokrasi içinde bunun olması doğru değil diyen o dönemin bir başbakanından bahsediyoruz Dolayısıyla Eğer dokunulmazlık dosyaları açılacak ve bazı milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılacak sa dosyası olan herkesin dosyası gelsin ve dokunulmazlıkları kaldırılsın diyen bir Ahmet Davutoğlu'ndan bahsediyorsun meclis başkanımız Aslında her şeyi çok iyi bilir burada bizi üzen şey 550 vekil içinde kimin dosyası varsa gelsin ve gereken yapılsın dediğinde awc-550 Bekir içinde Sayın Davutoğlu'nun suçun yoksa suçu olmak bir suç mudur sayı şentop birçok olarak meclis başkanımız bunları çok iyi bilir yapmış olduğu açıklamanın bu tarafı kolaylıkla bizim tarafımızdan açıklanabilir ama bir şeyi anlamakta güçlük çekiyoruz yaşça bizden büyüktür Mustafa şentop değil de bizim meclis başkanımız Iğdır bizim meclisimizin bir saygınlığı vardır.

TBMM'nin, Allah nasip ederse 23 Nisan 2020'de 100.yılını kutlayacağız. Meclis bu milletin sığındığı demokrasi dimağladır, bu limanı emanet etmiş olduğumuz Meclis Başkanımızın; bir dönem Genel Başkanlığını, Başbakanlığını yapmış olduğu Sayın Davutoğlu'na karşı kullanmış olduğu üslup can acıtıcı bir üslüptur, Meclisimizin Başkanına hiç yakışmamıştır.

“Üslûb-ı beyân ayniyle insandır” derler büyüklerimiz sayın Şentop'a bundan başka bir şey söylemek istemiyorum.

NAME HABER

 

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.