Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Güçlü ülke ve huzurlu toplum olabilmenin öncelikli şartı, güçlü bir aile yapısına sahip olmaktır
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Güçlü ülke ve huzurlu toplum olabilmenin öncelikli şartı, güçlü bir aile yapısına sahip olmaktır
TÜRKİYE / 3 Mayıs 2019
İşte tüm detaylar...
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Sadece kanunlarımızda değil, değerler hiyerarşimizde de ailenin korunması, aile bağlarına ihtimam gösterilmesi en üst sıralarda yer alır. Kadim geleneğimizde aile ile toplumun, aile ile devletin kaderi özdeşlemiş, bir ve beraber görülmüştür. Güçlü bir ülke, güçlü bir millet, huzurlu bir toplum olabilmenin öncelikli şartı, güçlü bir aile yapısına sahip olmaktır” dedi.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 7. Aile Şûrası’na katılarak bir konuşma yaptı.
 
Etkinliği düzenleyen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nı ve şûranın gerçekleşmesinde emeği olan herkesi kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilki 1990 yılında düzenlenen Aile Şûrası’nın, bilim adamlarından uzmanlara, kamu kurumlarından sivil toplum kuruluşlarına kadar konunun tüm paydaşlarını bir araya getiren son derece önemli bir platform olduğunu ifade etti.
 
“DEVLET AİLENİN HUZUR VE REFAHI İÇİN GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMAK VE TEŞKİLATI KURMAKLA MÜKELLEFTİR”
 
Aile Şûralarının kapsamlı bir muhasebe imkânı sunmasının yanı sıra geleceğe dair hedeflerin belirlenmesine de katkı sağladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şûraların, aile kurumunun karşılaştığı sorunların çözümünde hep belirleyici bir rol oynadığını, aileye münhasır bir bakanlığın kurulması teklifinin ilk kez bu şûralarda gündeme geldiğini söyledi.
 
Şûra komisyonlarında aile birliğinin korunmasından toplumdaki çocuk algısına, kadınlar, engelliler ve yaşlılar ile aileye yönelik destek mekanizmalarına kadar beş farklı ana başlıkta meselelerin ele alınacağına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ölçekte yaşanan değişimler neticesinde ailelerin karşı karşıya kaldığı yeni sosyal risklerin de şûra boyunca konuşulacağını bildirdi.
 
“Aileye değer Türkiye’ye değer” temasıyla toplanan 7. Aile Şûrası’na katkı verecek tüm katılımcıları teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aileyi toplumun nüvesi, kilit taşı, mayası olarak gören bir medeniyetin mensupları olduklarını kaydetti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnancımızda devletin beş temel vazifelerinden birisi de neslin korunmasıdır. Anayasamızın 41. maddesi, aileyi Türk toplumunu temeli olarak tanımlayarak devletin görevlerini ayrıntılı bir şekilde saymıştır. Buna göre devlet ailenin huzur ve refahı için gerekli tedbirleri almak ve teşkilatı kurmakla mükelleftir. Sadece kanunlarımızda değil değerler hiyerarşimizde de ailenin korunması, aile bağlarına ihtimam gösterilmesi en üst sıralarda yer alır. Kadim geleneğimizde aile ile toplumun, aile ile devletin kaderi özdeşleşmiş, bir ve beraber görülmüştür. Güçlü bir ülke, güçlü bir millet, huzurlu bir toplum olabilmenin öncelikli şartı güçlü bir aile yapısına sahip olmaktır” diye konuştu.
 
“AİLE KURUMUNA SAHİP ÇIKMAK, BİR MİLLETİN KENDİ GELECEĞİNE DE SAHİP ÇIKMASI DEMEKTİR”
 
Ailenin millet varlığının temeli, asli dayanağı olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aileyi dışlayan her adımın, aileyi önemsizleştiren her politikanın, aile bağlarının zayıflamasına sebep olan her davranışın aynı zamanda millî ve manevi bünyeye vurulmuş ağır bir darbe olduğunu söyledi.
 
“Aile bağları çözülmüş, aile mefhumu ortadan kalkmış bir toplum ne kadar zengin, ne kadar müreffeh olursa olsun ayakta kalamaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Modern hayatın örseleyici hamleleri karşısında aile kurumuna sahip çıkmak, bir milletin kendi geleceğine de sahip çıkması demektir. Bizim aile hassasiyetimizin gerisinde işte bu anlayış vardır” dedi.
 
Son 60 yılda Türkiye’de köyden kente göç ve teknoloji devrimi gibi olguların aile yapısı ve beşeri münasebetlerde çok ciddi erozyona yol açtığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Millet olarak çağın hastalıklarına karşı elimizdeki en büyük imkân, tüm saldırılara rağmen hâlen varlığını güçlü bir şekilde devam ettiren aile kurumumuzdur. Bu açıdan adına aile dediğimiz mukaddes ocağın yaşatılması, tehditler karşısında korunması son derece önemlidir. Ailede çözülme olursa, millet olarak varlığımızın tehlikeye girmesi de kaçınılmazdır. Nesli muhafaza etmenin yolu da aile kurumuna sahip çıkmaktan geçiyor. Keza devleti korumak da ancak aileyi korumakla, kollamakla mümkündür” uyarısında bulundu.
 
“AİLE KURUMUNU GÜÇLENDİRECEK, AİLELERİN YÜKÜNÜ ALACAK POLİTİKALARA ÖZEL ÖNEM VERDİK”
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 17 yıldır aile kurumunu güçlendirecek, ailelerin yükünü alacak politikalara özel önem verdiklerini anlatarak, hiçbir zaman sosyal devletin istismarını yapmadıklarını, dünyaya örnek olacak sosyal devlet projelerini hayata geçirdiklerini kaydetti.
 
2002 yılında 2 milyar lira olan sosyal yardımları, 2018 yılında 43 milyar liraya çıkardıkları, son 17 yılda ihtiyaç sahibi vatandaşlara 290 milyar lira tutarında sosyal yardım yaptıkları bilgisini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işi insanları rencide etmeden yürütmek için 2 milyon vatandaşın düzenli sosyal yardım aldığı Sosyal Yardım Kartı Projesi’ni uygulamaya koyduklarını anlattı.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni evlenenlere yaptığı en az üç çocuk tavsiyesini yineleyerek, doğum yardımı uygulamasını başlattıklarını, sadece ekonomik destekle yetinmeyerek ailelerin psikososyal, sosyokültürel olarak da yanlarında durduklarını söyledi.
 
“GÜÇLÜ MİLLETLER GÜÇLÜ AİLELERDEN OLUŞUR”
 
Hayata geçirilen Aile Sosyal Destek Programı ile sosyal politikalarda arz odaklı yeni bir dönemi başlattıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biliyoruz ki millet veya milletler ailelerden oluşur, güçlü milletler güçlü ailelerden oluşur. Onun için yıllarca bu ülkede kısırlaştırma adına her şeyi yaptılar. Doğum kontrolü dediler, aile planlaması dediler, değişik isimlerle bize nüfuz etmeye çalıştılar. Ve ilginç olan şey şu: Tabi ki atılan bu adımlarla da nüfusumuz azaltıldı. Ben bir kardeşiniz olarak, bu milletin bir evladı olarak bu gidişi doğru bulmadım, bulmuyorum. Gittiğim her yerde de, her nikâhta da en az üç çocuk derken bazılarının işte geçim meselesi değerli arkadaşlar, bu toplumun kahir ekseriyeti Müslüman. Şunu unutmayalım: Her doğan rızkıyla doğar, rızkıyla gelir bunu bir defa bilelim. Bunu ben hayatımda yaşadım elhamdülillah, her çocuğum rızkıyla geldi, dört çocuğum hepsi rızkıyla geldi, hiçbir sıkıntıda yaşamadım, hepsi bereketlendirdi. Şimdi yedi torunum var, Rabbim inşallah daha da fazlasını verir.”
 
Nitelikli, güçlü aileler olarak nitelikli nesiller yetiştirilmesinin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile odaklı sosyal politikaları anlattı. “Aile kurumumuz korumak, aile değerlerimizi daha güçlü, daha sağlıklı bir şekilde sonraki nesillere aktarmak için gerek kültürel gerek maddi altyapıya ilişkin çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet olarak aile kurumuna sahip çıkılması gerektiğini sözlerine ekledi.
 
“BİZ ÖRNEK OLMAZSAK, ÇOCUKLARIMIZDAN ÖRNEK DAVRANIŞLAR GÖSTERMESİNİ DE BEKLEYEMEYİZ”
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile kurumunun güçlenmesi konusunda medyadan akademiye, polisten hâkime, öğretmene kadar herkese çok önemli sorumluluklar düştüğüne işaret ederek, “Şayet medya organlarımız kadın programları adına bunun altını çiziyorum, mahremiyeti ve ailevi değerleri hiçe sayıyorsa orada çok büyük bir sorun var demektir. Bu konuda medya organlarını özellikle ikaz ediyorum, uyarıyorum buna dikkat etmeleri gerekiyor, çünkü bu gelecek nesillerin en önemli sorunu olacaktır. Reyting kaygısıyla televizyon dizilerinde çarpık ilişkiler özendiriliyorsa, sosyal medyada çarpık ilişkiler özendiriliyorsa, şiddet teşvik ediliyorsa devletin attığı adımlar akim kalmaya mahkûmdur” uyarısında bulundu.
 
Sanatçıların, sporcuların başarılarıyla değil özel hayatlarıyla gündeme gelmesi hâlinde aile kurumunu korumanın da zorlaşacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aileye sahip çıkılması elbette herkesin görevidir, ancak asıl mesuliyet, asıl yük anne babalar olarak bizlerin omuzlarındadır. Biz sıla-i rahim yapmazsak büyüklerimizi sadece bayram günleri değil, her fırsatta ziyaret etmezsek ileride evlatlarımızın bizleri ziyaret etmesini de beklemeyelim” diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aile içi şiddetin de önüne geçilmemesi hâlinde çok daha büyük soruların yaşanmasına mani olunamayacağını belirterek, “Biz millî ve manevi değerlerimizi bizzat uygulayarak evlatlarımıza aktarmazsak modern dönem hastalıklarına karşı onları koruyamayız. Biz elimizden telefonu, tableti, karşımızdaki televizyonu şöyle bir yana bırakıp aile fertleriyle daha çok hemhal olamazsak, olmazsak çocuklarımızın iletişim obezi hâline dönüşmesini engelleyemeyiz. Değişimi önce kendimizden, kendi şahsımızdan, kendi hayatımızdan başlatmazsak kimseye sözümüzü geçiremeyiz. Biz örnek olmazsak, çocuklarımızdan örnek davranışlar göstermesini de bekleyemeyiz” değerlendirmesinde bulundu.
 
Aile meselesi üzerine çalışanların bir kamu görevinin ötesinde sosyal sorumluluk yüklendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu görevi yerine getirenlerden Türkiye’nin geleceği, milletin istikbali için aile kurumuna daha çok sahip çıkmalarını rica etti.
 

 

YORUM YAZ
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.